Perşembe , Mayıs 21 2026
Breaking News
Öğretmenlikten siyasi faaliyetlere, düşünsel çalışmalardan yayıncılığa kadar uzanan yaşamı, Türkiye’nin farklı dönemlerinde yaşanan sosyal ve siyasal dönüşümlerle iç içe gelişmiştir. Hayatı boyunca özellikle emek, sınıf mücadelesi, eğitim, sosyal adalet ve örgütlenme gibi konular üzerine yoğunlaşan Ankut, aynı zamanda yazılarıyla da düşüncelerini geniş kitlelere aktarmayı amaçlamıştır.
Öğretmenlikten siyasi faaliyetlere, düşünsel çalışmalardan yayıncılığa kadar uzanan yaşamı, Türkiye’nin farklı dönemlerinde yaşanan sosyal ve siyasal dönüşümlerle iç içe gelişmiştir. Hayatı boyunca özellikle emek, sınıf mücadelesi, eğitim, sosyal adalet ve örgütlenme gibi konular üzerine yoğunlaşan Ankut, aynı zamanda yazılarıyla da düşüncelerini geniş kitlelere aktarmayı amaçlamıştır.

Nurullah Ankut Kimdir?

Eğitimden Siyasi Mücadeleye Uzanan Bir Yaşam Hikâyesi

Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde öğretmenlik, düşünce üretimi ve siyasal mücadeleyi bir arada yürüten isimlerden biri olan Nurullah Ankut, kamuoyunda özellikle “Nurullah Efe” adıyla tanınmıştır. Eğitim alanındaki geçmişi, sosyalist düşünceyle erken yaşlarda tanışması, çeşitli siyasi faaliyetlerde bulunması ve uzun yıllara yayılan yazarlık çalışmalarıyla dikkat çeken Ankut, Türkiye’de ideolojik mücadele içerisinde yer alan isimlerden biri olarak öne çıkmıştır.

Öğretmenlikten siyasi faaliyetlere, düşünsel çalışmalardan yayıncılığa kadar uzanan yaşamı, Türkiye’nin farklı dönemlerinde yaşanan sosyal ve siyasal dönüşümlerle iç içe gelişmiştir. Hayatı boyunca özellikle emek, sınıf mücadelesi, eğitim, sosyal adalet ve örgütlenme gibi konular üzerine yoğunlaşan Ankut, aynı zamanda yazılarıyla da düşüncelerini geniş kitlelere aktarmayı amaçlamıştır.

Çocukluk yılları ve eğitim hayatı

Nurullah Ankut, 8 Ekim 1945 tarihinde Konya’nın Akören ilçesine bağlı Çatören köyünde dünyaya geldi. Türkiye’nin kırsal yapısının güçlü olduğu ve ekonomik koşulların bugüne göre daha sınırlı olduğu bir dönemde çocukluğunu geçirdi. Anadolu’nun geleneksel yaşam kültürü içinde büyümesi, onun ilerleyen yıllardaki toplumsal bakış açısında etkili unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir.

İlköğretim eğitimini 14 Mayıs İlköğretim Okulu’nda tamamladı. Daha sonra Konya Karma Ortaokulu ve Konya Erkek Lisesi’nde eğitim gördü. Öğrencilik yılları boyunca akademik gelişimine önem veren Ankut, özellikle düşünsel alanlara ilgi duydu.

Üniversite eğitimi için İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü tercih etti ve 1972 yılında mezun oldu. Felsefe eğitimi almasının arkasında yalnızca akademik bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal olayları daha derin biçimde anlama isteği bulunuyordu.

Üniversite yıllarında ekonomik şartlar nedeniyle yaz tatillerinde inşaat işçisi olarak çalışması, emekçi yaşamını yakından gözlemlemesine olanak sağladı. Bu deneyimlerin ilerleyen yıllarda benimsediği düşünsel ve siyasi çizgide etkili olduğu düşünülmektedir.

Sosyalist düşünceyle tanışması

Nurullah Ankut’un siyasi düşüncelerle tanışması lise yıllarına kadar uzanır. Özellikle sosyal adalet, emek mücadelesi ve sınıfsal yapı üzerine düşünmeye başladığı bu dönemde sosyalist ideolojiye ilgi duydu.

1960’lı yıllar Türkiye’de siyasal hareketlerin hız kazandığı, gençlik hareketlerinin yükselişe geçtiği ve üniversite ortamlarında yoğun tartışmaların yaşandığı bir dönemdi. Bu süreçte Ankut, Türkiye’de sosyalist hareketin önemli isimlerinden biri olan Hikmet Kıvılcımlı’nın görüşlerinden etkilendi.

1967 yılında Kıvılcımlı’nın teorik yaklaşımını benimseyen Ankut, yalnızca düşünsel düzeyde kalmayarak örgütlü çalışmalara da katıldı. İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği içerisinde yer aldı ve burada çeşitli faaliyetlerde bulundu.

Bu dönemde arkadaşlarıyla birlikte Devrimci İşçi Köylü Öğrenci Birliği (DİKÖB) adlı yapılanmanın kuruluşunda rol üstlendi. DİKÖB, dönemin öğrenci ve işçi hareketlerini ortak bir mücadele zemininde bir araya getirme amacı taşıyan yapılardan biri olarak görülmekteydi.

15–16 Haziran olayları ve yaşanan süreç

Türkiye işçi hareketi açısından önemli dönüm noktalarından biri kabul edilen 15–16 Haziran olayları sırasında Nurullah Ankut da gözaltına alındı. Olaylar sırasında yaklaşık bir ay tutuklu kaldığı belirtilmektedir.

Bu dönem Türkiye siyasi tarihinde oldukça sert çatışmaların yaşandığı zamanlardan biri olarak kabul edilir. Gözaltı ve tutuklamalar birçok siyasi aktivisti etkilerken, Ankut’un da bu süreçte çeşitli zorluklar yaşadığı ifade edilmektedir.

Bu deneyimlerin onun sonraki siyasi yaşamında daha kararlı bir çizgi izlemesinde etkili olduğu söylenebilir.

Öğretmenlik kariyeri

Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra 1972 yılında Mersin Mut Lisesi’nde öğretmen olarak göreve başladı.

Öğretmenlik mesleği, onun yaşamında yalnızca bir meslek değil aynı zamanda toplumu dönüştürmeye yönelik bir araç olarak değerlendirildi. Eğitimin bireysel gelişim ve toplumsal değişim açısından önemli olduğunu savunan Ankut, öğrencilerle kurduğu ilişkilerde düşünsel gelişime önem veren bir yaklaşım sergiledi.

26 Kasım 1972 tarihinde Hacer Ankut ile evlendi. Eş durumu nedeniyle Konya Gazi Lisesi’ne tayin edildi.

Ancak siyasi faaliyetleri nedeniyle çeşitli idari kararlarla görev yerleri değiştirildi. Önce Konya Koleji’ne gönderildi, daha sonra Artvin’in Şavşat ve Yusufeli ilçelerine tayin edildi. Sonraki süreçte Tunceli Mazgirt Lisesi ve Tunceli Öğretmen Okulu’nda görev yaptı.

Bu tayinlerin siyasi nedenlerle gerçekleştiği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.

1977 yılında ise siyasi faaliyetlerine daha fazla zaman ayırabilmek amacıyla öğretmenlik görevinden ayrıldı.

Devrimci mücadele dönemi

Öğretmenlikten ayrıldıktan sonra Nurullah Ankut siyasi mücadelesine daha yoğun biçimde devam etti.

Bu süreçte Devrimci Derleniş Hareketi içerisinde yer aldı. Hareketin temel amacı, Türkiye’de sosyalist hareket içerisinde ortak bir yapılanma oluşturmak ve örgütsel bir bütünlük sağlamaktı.

1980 yılında gerçekleşen 12 Eylül Darbesi Türkiye’nin siyasi yapısında önemli değişikliklere neden oldu. Pek çok siyasi aktivist gibi Nurullah Ankut da bu süreçten etkilendi.

Darbenin ardından uzun süre kaçak yaşam sürmek zorunda kaldığı ve idam talebiyle yargılandığı belirtilmektedir.

12 Eylül sonrasında Türkiye’de birçok siyasi hareket yeniden yapılanma sürecine girerken, Ankut da bu yeniden örgütlenme çalışmalarında yer aldı.

Kuruçeşme toplantıları ve yayın faaliyetleri

1987 yılında gerçekleştirilen ve “Kuruçeşme Toplantıları” olarak bilinen süreçte Ankut önemli rol oynadı.

Bu toplantılar, sol hareketlerin yeniden yapılanmasını tartıştıkları platformlardan biri olarak görülmektedir.

Ankut ve çevresindeki grup, “Anarşi Yok! Büyük Derleniş!” sloganıyla yeniden örgütlenme fikrini savundu.

1989 yılında yayımlanmaya başlayan Devrimci Mücadele dergisi, onun düşüncelerini daha geniş çevrelere ulaştırdığı önemli araçlardan biri oldu.

Uzun yıllar boyunca bu dergide yayımlanan yazılarında:

  • Emek mücadelesi
  • Siyasal örgütlenme
  • Toplumsal dönüşüm
  • İnsan hakları
  • Sınıfsal analizler
  • Eğitim politikaları

gibi konulara yer verdi.

Yazarlık yönü, onun siyasi kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline geldi.

İnsan hakları faaliyetleri

Nurullah Ankut, yalnızca siyasi örgütlenmeler içerisinde değil, insan hakları alanında da çalışmalar yürüttü.

İnsan Hakları Derneği bünyesinde faaliyet gösteren “Devrimci Mücadeleci İnsan Hakları Savunucuları” grubu içinde yer aldı.

Bu süreçte işçi direnişleri, grevler ve çeşitli toplumsal hareketlerde aktif roller üstlendiği belirtilmektedir.

Özellikle emek mücadelesine ilişkin faaliyetleri, onun siyasi yaklaşımında sınıfsal temelli düşüncenin önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir.

Halkın Kurtuluş Partisi dönemi

2005 yılı, Nurullah Ankut’un siyasi yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

15 Haziran 2005 tarihinde Halkın Kurtuluş Partisi’nin kurulmasıyla birlikte partinin kurucu isimleri arasında yer aldı ve genel başkan seçildi.

Parti, Türkiye’de sol-sosyalist çizgide faaliyet yürüten siyasi oluşumlardan biri olarak çalışmalarına başladı.

Ankut’un liderliği döneminde parti:

  • Seçimlere katıldı
  • Hukuki girişimlerde bulundu
  • Toplumsal olaylarla ilgili açıklamalar yaptı
  • Çeşitli siyasi kampanyalar yürüttü

2013 yılındaki Gezi sürecinde de aktif biçimde yer aldığı ifade edilmektedir.

2015 genel seçimlerinde Konya milletvekili adayı oldu.

2023 genel seçimlerinde ise İstanbul 1. Bölge milletvekili adayı olarak seçim çalışmalarına katıldı.

Yazarlığı ve düşünsel yönü

Nurullah Ankut’un en dikkat çekici özelliklerinden biri de yazarlığıdır.

Siyasi mücadeleyi yalnızca örgütlenme veya seçim faaliyetleri üzerinden değil, düşünce üretimi yoluyla da sürdürmeyi tercih etmiştir.

Halkın Kurtuluş Yolu gazetesindeki yazıları başta olmak üzere çeşitli yayın organlarında kaleme aldığı metinlerde özellikle ideolojik çözümlemeler ön plana çıkmaktadır.

Yazılarında kullandığı dil çoğu zaman doğrudan, eleştirel ve tartışmacı bir özellik göstermektedir.

Savunduğu görüşler zaman zaman yoğun tartışmalara neden olsa da, uzun yıllar boyunca düşüncelerini sistematik biçimde yazılı kaynaklar üzerinden aktarmayı sürdürmesi dikkat çekici yönlerinden biridir.

Türk siyasi yaşamındaki yeri

Türkiye siyasi tarihi farklı ideolojik geleneklerden gelen birçok isim yetiştirmiştir. Nurullah Ankut da sosyalist hareket içerisindeki uzun süreli faaliyetleriyle bu isimlerden biri olarak değerlendirilir.

Öğretmenlikten başlayıp siyasi mücadeleye uzanan yaşam öyküsü, Türkiye’de eğitimli kadroların siyasal hareketler içerisindeki rolünü göstermesi açısından da önem taşımaktadır.

Onun yaşamı aynı zamanda Türkiye’de farklı dönemlerde yaşanan:

  • Darbeler
  • Siyasal baskılar
  • Yeniden yapılanma süreçleri
  • Seçim mücadeleleri
  • Düşünsel tartışmalar

gibi olayların bir yansıması olarak da değerlendirilebilir.

Sonuç

Nurullah Ankut, öğretmenlikten yazarlığa, düşünsel faaliyetlerden siyasi mücadeleye uzanan çok yönlü bir yaşam sürmüştür. Eğitimi, ideolojik yaklaşımı, yayın faaliyetleri ve siyasi çalışmalarıyla uzun yıllar boyunca kamuoyunda tanınan bir isim olmuştur.

Özellikle sosyalist düşünceye dayalı mücadele anlayışı ve örgütlü siyasal faaliyetleri, onun yaşamının merkezinde yer almıştır. Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ilgi duyanlar için Nurullah Ankut’un yaşamı, yalnızca bir bireyin biyografisi değil; aynı zamanda belirli bir dönemin toplumsal ve siyasal dönüşümlerinin de bir özeti niteliğindedir.

Pop Haber

Nashe Radio’nun en belirgin özelliği, Batı pop müziği ve ticari pop akımlarına karşı Rus rock sahnesine alan açmasıdır. Bu yönüyle istasyon, hem müzikal hem de kültürel bir duruş sergilemiş, Rusya’daki alternatif müzik ekosisteminin şekillenmesinde kritik bir rol oynamıştır.

Nashe Radio Nedir?

Nashe Radio’nun en belirgin özelliği, Batı pop müziği ve ticari pop akımlarına karşı Rus rock sahnesine alan açmasıdır. Bu yönüyle istasyon, hem müzikal hem de kültürel bir duruş sergilemiş, Rusya’daki alternatif müzik ekosisteminin şekillenmesinde kritik bir rol oynamıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir