Çarşamba , Ekim 14 2026
Breaking News

Sağlık

Sağlık kategorisinde ruh ve beden sağlığı yanında sağlıklı yaşama dair yazılar yayınlıyoruz.

Alâeddin Yavaşca Kimdir?

Türk sanat müziği tarihinde bazı isimler, yalnızca ortaya koydukları eserlerle değil, temsil ettikleri kültür ve yetiştirdikleri sanatçılarla da iz bırakır. Alâeddin Yavaşca, bu isimlerin başında gelen çok yönlü sanatçılardan biridir. Hekimlik mesleğini yıllarca sürdüren, besteciliği ve yorumculuğuyla klasik Türk müziğine önemli katkılar sağlayan Yavaşca, bilimsel disiplin ile sanatsal duyarlılığı aynı yaşam çizgisinde buluşturmuştur.

Türk sanat müziği tarihinde bazı isimler, yalnızca ortaya koydukları eserlerle değil, temsil ettikleri kültür ve yetiştirdikleri sanatçılarla da iz bırakır. Alâeddin Yavaşca, bu isimlerin başında gelen çok yönlü sanatçılardan biridir. Hekimlik mesleğini yıllarca sürdüren, besteciliği ve yorumculuğuyla klasik Türk müziğine önemli katkılar sağlayan Yavaşca, bilimsel disiplin ile sanatsal duyarlılığı aynı yaşam çizgisinde buluşturmuştur.

Devamı..

Gündüz Vassaf Kimdir?

İnsan davranışlarını yalnızca bireyin psikolojisi üzerinden açıklamak yerine, içinde yaşanılan toplumun, kültürün, tarihin ve gündelik alışkanlıkların etkisini de sorgulayan isimlerden biri Gündüz Vassaftır. Psikolog kimliğiyle akademik çalışmalar gerçekleştiren Vassaf, zaman içinde deneme, anı, araştırma ve edebiyat alanlarında verdiği eserlerle geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır.

İnsan davranışlarını yalnızca bireyin psikolojisi üzerinden açıklamak yerine, içinde yaşanılan toplumun, kültürün, tarihin ve gündelik alışkanlıkların etkisini de sorgulayan isimlerden biri Gündüz Vassaftır. Psikolog kimliğiyle akademik çalışmalar gerçekleştiren Vassaf, zaman içinde deneme, anı, araştırma ve edebiyat alanlarında verdiği eserlerle geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır.

Devamı..

Kuduz Nedir?

Kuduz, insanlık tarihinin en ciddi enfeksiyon hastalıklarından biri olarak bilinse de günümüzde en önemli özelliği, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce uygun müdahaleyle önlenebilmesidir. Virüsün merkezi sinir sistemini hedef alması nedeniyle hastalık ilerlediğinde son derece ağır bir tablo ortaya çıkar. Bu nedenle kuduz söz konusu olduğunda erken hareket etmek, hastalığın kendisi kadar önemli bir konudur.

Kuduz, insanlık tarihinin en ciddi enfeksiyon hastalıklarından biri olarak bilinse de günümüzde en önemli özelliği, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce uygun müdahaleyle önlenebilmesidir. Virüsün merkezi sinir sistemini hedef alması nedeniyle hastalık ilerlediğinde son derece ağır bir tablo ortaya çıkar. Bu nedenle kuduz söz konusu olduğunda erken hareket etmek, hastalığın kendisi kadar önemli bir konudur.

Devamı..

Louis Pasteur Kimdir?

Louis Pasteur, modern mikrobiyolojinin ve mikrobiyal hastalıklar konusundaki bilimsel yaklaşımın öncülerinden biri olarak kabul edilen Fransız bilim insanıdır. 19. yüzyılda yaptığı araştırmalarla mikroorganizmaların fermantasyondaki rolünü ortaya koyan Pasteur, hastalıkların oluşumunda mikropların etkisini açıklayan çalışmalar gerçekleştirmiş, aşı geliştirme alanında çığır açan yöntemler ortaya koymuş ve özellikle kuduz hastalığına karşı geliştirdiği aşıyla dünya bilim tarihinin en önemli isimlerinden biri hâline gelmiştir.

Louis Pasteur, modern mikrobiyolojinin ve mikrobiyal hastalıklar konusundaki bilimsel yaklaşımın öncülerinden biri olarak kabul edilen Fransız bilim insanıdır. 19. yüzyılda yaptığı araştırmalarla mikroorganizmaların fermantasyondaki rolünü ortaya koyan Pasteur, hastalıkların oluşumunda mikropların etkisini açıklayan çalışmalar gerçekleştirmiş, aşı geliştirme alanında çığır açan yöntemler ortaya koymuş ve özellikle kuduz hastalığına karşı geliştirdiği aşıyla dünya bilim tarihinin en önemli isimlerinden biri hâline gelmiştir.

Devamı..

Manik Depresyon Nedir?

Manik depresyon, günümüzde tıbbi olarak çoğunlukla bipolar bozukluk adıyla ifade edilen ve kişinin duygu durumunda belirgin iniş çıkışlara yol açabilen psikiyatrik bir hastalıktır. Eski dönemlerde yaygın olarak kullanılan “manik depresyon” ifadesi, hastalığın iki temel kutbunu anlatır: mani veya hipomani dönemleri ile depresyon dönemleri.

Manik depresyon, günümüzde tıbbi olarak çoğunlukla bipolar bozukluk adıyla ifade edilen ve kişinin duygu durumunda belirgin iniş çıkışlara yol açabilen psikiyatrik bir hastalıktır. Eski dönemlerde yaygın olarak kullanılan “manik depresyon” ifadesi, hastalığın iki temel kutbunu anlatır: mani veya hipomani dönemleri ile depresyon dönemleri.

Devamı..

Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu Nedir?

Mevsimsel duygu durum bozukluğu, belirli mevsimlerde ortaya çıkan depresyon belirtileriyle karakterize bir ruhsal sağlık durumudur. İngilizcede Seasonal Affective Disorder olarak adlandırılan bu tablo, kısaca SAD şeklinde de ifade edilir. Mevsimsel depresyon olarak da bilinen bozukluk, çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülür; ancak daha nadir olarak ilkbahar ve yaz dönemlerinde de ortaya çıkabilir.

Mevsimsel duygu durum bozukluğu, belirli mevsimlerde ortaya çıkan depresyon belirtileriyle karakterize bir ruhsal sağlık durumudur. İngilizcede Seasonal Affective Disorder olarak adlandırılan bu tablo, kısaca SAD şeklinde de ifade edilir. Mevsimsel depresyon olarak da bilinen bozukluk, çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında görülür; ancak daha nadir olarak ilkbahar ve yaz dönemlerinde de ortaya çıkabilir.

Devamı..

Postpartum Depresyon Nedir?

Postpartum depresyon, doğumdan sonra ortaya çıkabilen ve annenin duygu durumunu, düşüncelerini, davranışlarını ve günlük yaşamını etkileyebilen önemli bir ruhsal sağlık sorunudur. Halk arasında doğum sonrası depresyon olarak da bilinen postpartum depresyon, yalnızca anneliğin getirdiği yorgunluk veya geçici duygusal dalgalanmalarla açıklanamayacak kadar ciddi olabilir.

Postpartum depresyon, doğumdan sonra ortaya çıkabilen ve annenin duygu durumunu, düşüncelerini, davranışlarını ve günlük yaşamını etkileyebilen önemli bir ruhsal sağlık sorunudur. Halk arasında doğum sonrası depresyon olarak da bilinen postpartum depresyon, yalnızca anneliğin getirdiği yorgunluk veya geçici duygusal dalgalanmalarla açıklanamayacak kadar ciddi olabilir.

Devamı..

Psikotik Depresyon Nedir?

Psikotik depresyon, majör depresyonun ağır seyreden biçimlerinden biri olarak kabul edilen ve depresyon belirtilerine psikoz belirtilerinin eşlik ettiği ciddi bir ruhsal sağlık durumudur. Kişinin yoğun çökkünlük, umutsuzluk, ilgi ve zevk kaybı gibi depresif belirtilerinin yanında gerçeklikle bağını etkileyebilen sanrılar veya halüsinasyonlar yaşaması, bu tabloyu diğer depresyon türlerinden ayıran temel özelliklerden biridir.

Psikotik depresyon, majör depresyonun ağır seyreden biçimlerinden biri olarak kabul edilen ve depresyon belirtilerine psikoz belirtilerinin eşlik ettiği ciddi bir ruhsal sağlık durumudur. Kişinin yoğun çökkünlük, umutsuzluk, ilgi ve zevk kaybı gibi depresif belirtilerinin yanında gerçeklikle bağını etkileyebilen sanrılar veya halüsinasyonlar yaşaması, bu tabloyu diğer depresyon türlerinden ayıran temel özelliklerden biridir.

Devamı..

Majör Depresyon Nedir?

Majör depresyon, kişinin duygu durumunu, düşüncelerini, davranışlarını ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkileyebilen ciddi bir ruhsal sağlık sorunudur. Günlük konuşmalarda "depresyon" kelimesi zaman zaman geçici mutsuzluk veya moral bozukluğu anlamında kullanılsa da majör depresyon bundan çok daha kapsamlıdır.

Majör depresyon, kişinin duygu durumunu, düşüncelerini, davranışlarını ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkileyebilen ciddi bir ruhsal sağlık sorunudur. Günlük konuşmalarda "depresyon" kelimesi zaman zaman geçici mutsuzluk veya moral bozukluğu anlamında kullanılsa da majör depresyon bundan çok daha kapsamlıdır.

Devamı..

Ambroise-Auguste Liébeault Kimdir?

Ambroise-Auguste Liébeault, 19. yüzyıl Avrupa tıp tarihinde hipnotizma, telkin ve zihinsel süreçlerin tedavi üzerindeki etkileri konusunda öne çıkan Fransız hekimlerden biridir. Özellikle Nancy Okulu olarak bilinen hipnoz araştırmaları çevresinin oluşumunda oynadığı rolle tanınır. Liébeault, döneminin hâkim tıp anlayışının dışında görülen hipnotik uygulamaları klinik çalışmalarının bir parçası haline getirmiş ve hipnozun yalnızca gizemli ya da gösterisel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunmuştur.

Ambroise-Auguste Liébeault, 19. yüzyıl Avrupa tıp tarihinde hipnotizma, telkin ve zihinsel süreçlerin tedavi üzerindeki etkileri konusunda öne çıkan Fransız hekimlerden biridir. Özellikle Nancy Okulu olarak bilinen hipnoz araştırmaları çevresinin oluşumunda oynadığı rolle tanınır. Liébeault, döneminin hâkim tıp anlayışının dışında görülen hipnotik uygulamaları klinik çalışmalarının bir parçası haline getirmiş ve hipnozun yalnızca gizemli ya da gösterisel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunmuştur.

Devamı..