Buddy Lester, Amerikan eğlence dünyasında uzun yıllar boyunca karakter oyunculuğu, stand-up komedisi ve televizyon performanslarıyla dikkat çekmiş çok yönlü bir sanatçıydı. Özellikle 1950’lerden 1980’lere kadar uzanan kariyerinde sinema ve televizyonun tanınan yüzlerinden biri haline geldi. Geniş kitleler tarafından çoğunlukla Jerry Lewis ile birlikte yer aldığı komedi filmleri sayesinde tanınsa da, Buddy Lester yalnızca yardımcı rollerde görünen bir oyuncu değildi; aynı zamanda sahne dünyasının deneyimli isimlerinden biri, gece kulübü komedilerinin başarılı temsilcisi ve dönemin televizyon yapımlarının vazgeçilmez karakter oyuncularından biriydi.
Uzun boyu, sert yüz hatları ve sağ yanağındaki belirgin yara izi sayesinde izleyicilerin hafızasında kolayca yer edinen Lester, komedi ile sert adam karakterlerini bir araya getirebilen nadir oyuncular arasında bulunuyordu.
Çocukluk yılları ve ilk dönemleri
Buddy Lester, doğum adıyla William Goldberg, 16 Ocak 1915 tarihinde Illinois eyaletinin Chicago kentinde doğdu. Eğlenceye yakın bir çevrede büyüdü. Ağabeyi Jerry Lester de ilerleyen yıllarda televizyon ve komedi alanında önemli bir isim olacaktı.
Lester henüz yedi yaşındayken ağabeyiyle birlikte Chicago’daki tiyatrolarda sahne almaya başladı. O yıllarda Amerika’da vodvil gösterileri oldukça popülerdi ve birçok sanatçı için bir başlangıç noktası niteliğindeydi.
Erken yaşta sahne deneyimi kazanması, onun ileride geliştireceği doğaçlama yeteneğinin temelini oluşturdu. Seyirciyle doğrudan iletişim kurmayı öğrenmesi ve sahne korkusunu çok küçük yaşta yenmesi kariyerine büyük katkı sağladı.
Buddy Lester, ilerleyen yıllarda verdiği röportajlarda ilginç anılar da paylaşmıştır. Eğlence dünyasındaki ilk destekçilerinden birinin, ünlü mafya lideri Al Capone olduğunu iddia etmişti. Lester’a göre Capone, dönemin genç sahne sanatçılarına zaman zaman destek sağlıyordu.
Bu hikâyelerin ne kadarının gerçek olduğu tam olarak bilinmese de, Buddy Lester anlatmayı sevdiği renkli hikâyelerle de tanınıyordu.
II. Dünya Savaşı ve sonrasındaki kariyer
Buddy Lester’ın kariyeri II. Dünya Savaşı sırasında kısa süreliğine kesintiye uğradı. Savaş yıllarında ABD Donanması’nda görev yaptı.
Askerlik sonrası dönemde yeniden eğlence dünyasına döndü. Bu kez yalnızca sahnede değil, radyo ve sinemada da kendini göstermeye başladı.
1940’ların sonlarına doğru stand-up komedyeni olarak önemli başarılar elde etti. Gece kulüplerinde düzenli sahne alıyor, mizah anlayışı ve enerjik sunumuyla dikkat çekiyordu.
O dönemin gece kulübü kültürü, televizyon öncesi dönemin en önemli eğlence alanlarından biriydi. Buddy Lester da bu çevrenin tanınan isimlerinden biri oldu.
Sinemaya geçiş
Buddy Lester’ın ilk önemli sinema deneyimlerinden biri, The Gene Krupa Story adlı yapım oldu. Filmde bir gece kulübü eğlencecisini canlandırarak sinema kariyerine adım attı.
Ancak asıl tanınırlığını, Jerry Lewis ile yaptığı iş birlikleri sayesinde kazandı.
Lester, Jerry Lewis’in birçok filminde düzenli olarak yer aldı. Bu filmlerde çoğu zaman yardımcı karakterleri oynasa da, güçlü ekran varlığıyla dikkat çekmeyi başardı.
Yer aldığı önemli Jerry Lewis yapımları arasında şunlar bulunmaktadır:
- The Ladies Man
- The Patsy
- The Nutty Professor
- Three on a Couch
- The Big Mouth
- Hardly Working
- Cracking Up
Bu yapımlarda Lester, çoğunlukla olayların etrafında geliştiği sert ama komik karakterleri canlandırdı.
Komedi anlayışı ve oyunculuk tarzı
Buddy Lester’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri görünüşüyle mizah arasındaki tezatlıktı.
Uzun boylu, sert yüzlü ve ciddi görünüşlü biri olmasına rağmen komedi performanslarında oldukça eğlenceli bir enerjiye sahipti.
Özellikle sağ yanağındaki yara izi onun ayırt edici özelliklerinden biriydi.
Lester bu yara izi hakkında çeşitli hikâyeler anlatmayı seviyordu. Bir dönem Almanya’nın Heidelberg kentinde öğrenci olduğu sırada bir kılıç düellosunda yaralandığını söylemişti.
Daha sonra gerçeğin çok daha basit olduğunu açıkladı:
Üç yaşındayken kırık bir içki bardağının üzerine düşmüş ve bu yara izini o şekilde edinmişti.
Bu hikâye bile onun mizah anlayışını yansıtan örneklerden biri olarak görülmektedir.
Frank Sinatra ve Ocean’s 11 dönemi
Buddy Lester yalnızca Jerry Lewis filmleriyle sınırlı kalmadı.
1960 yapımı Ocean’s 11 filminde rol aldı.
Filmde, Frank Sinatra liderliğindeki ekibin üyelerinden Vince Massler karakterini canlandırdı.
Bu film, dönemin en büyük yıldızlarını bir araya getiren önemli yapımlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Buddy Lester ayrıca Frank Sinatra’nın sahne gösterilerinde açılış performansları yaptı ve uzun süre birlikte çalıştı.
Televizyon kariyeri
Buddy Lester, televizyon dünyasında da oldukça aktifti.
1963–1964 sezonunda yayınlanan The New Phil Silvers Show adlı dizide Nick karakterini oynadı.
Ayrıca birçok popüler dizide konuk oyuncu olarak yer aldı:
- Gomer Pyle, U.S.M.C.
- Dragnet
- Adam-12
- Barney Miller
Özellikle Barney Miller dizisindeki “Bahisçi Sidney” karakteri izleyiciler tarafından sevildi.
Sahne kariyerini sürdürmesi
Televizyon ve sinemada aktif olduğu dönemlerde bile Buddy Lester sahneden uzak kalmadı.
1960’lardan 1980’lerin ortalarına kadar düzenli biçimde stand-up gösterileri yapmayı sürdürdü.
Bu yönüyle o, eski kuşak eğlence anlayışını temsil eden sanatçılardan biri oldu. Televizyon yıldızı olsa bile canlı seyirci karşısında performans sergilemekten vazgeçmedi.
Son yılları ve ölümü
Buddy Lester kariyerinin son dönemlerinde daha az görünmeye başladı ancak oyunculuk ve komediyle bağını tamamen koparmadı.
4 Ekim 2002 tarihinde Kaliforniya’nın Van Nuys bölgesindeki bir huzurevinde kanser nedeniyle yaşamını yitirdi.
87 yaşında hayatını kaybeden sanatçı geride bir oğul, bir kız, torunlar ve geniş bir aile bıraktı.
Ağabeyi Jerry Lester ise ondan yedi yıl önce, 1995 yılında hayatını kaybetmişti.
Buddy Lester’ın mirası
Buddy Lester, Hollywood tarihinin en büyük yıldızlarından biri olarak anılmasa da, Amerikan komedi dünyasının güvenilir karakter oyuncularından biri olarak önemli bir yere sahiptir.
Özellikle Jerry Lewis filmlerindeki performansları ve televizyon dizilerindeki unutulmaz yan karakterleri, onu klasik Amerikan komedisinin sevilen yüzlerinden biri haline getirmiştir.
Onun kariyeri, başrol oyuncusu olmadan da eğlence dünyasında kalıcı iz bırakılabileceğinin güçlü örneklerinden biridir.
POP HABER Popüler Haber Sitesi