Pazar , Ekim 11 2026
Breaking News
Türk rock müziğinin geçmişine bakıldığında, bazı sanatçıların yalnızca yorumlarıyla değil, enstrümanlarıyla oluşturdukları özgün seslerle de iz bıraktığı görülür. Ohannes Kemer, bu isimler arasında yer alan ve özellikle Barış Manço ile Kurtalan Ekspres bünyesinde yaptığı çalışmalarla tanınan müzisyenlerden biridir. Gitar, bağlama ve yaylı tambur gibi farklı enstrümanları kullanabilmesi, onun müzik dünyasındaki yerini belirleyen önemli özellikler arasındadır.
Türk rock müziğinin geçmişine bakıldığında, bazı sanatçıların yalnızca yorumlarıyla değil, enstrümanlarıyla oluşturdukları özgün seslerle de iz bıraktığı görülür. Ohannes Kemer, bu isimler arasında yer alan ve özellikle Barış Manço ile Kurtalan Ekspres bünyesinde yaptığı çalışmalarla tanınan müzisyenlerden biridir. Gitar, bağlama ve yaylı tambur gibi farklı enstrümanları kullanabilmesi, onun müzik dünyasındaki yerini belirleyen önemli özellikler arasındadır.

Ohannes Kemer Kimdir?

Hayatı, Müzik Kariyeri ve Anadolu Rock Müziğine Katkıları

Türk rock müziğinin geçmişine bakıldığında, bazı sanatçıların yalnızca yorumlarıyla değil, enstrümanlarıyla oluşturdukları özgün seslerle de iz bıraktığı görülür. Ohannes Kemer, bu isimler arasında yer alan ve özellikle Barış Manço ile Kurtalan Ekspres bünyesinde yaptığı çalışmalarla tanınan müzisyenlerden biridir. Gitar, bağlama ve yaylı tambur gibi farklı enstrümanları kullanabilmesi, onun müzik dünyasındaki yerini belirleyen önemli özellikler arasındadır.

1950 yılında İstanbul’da doğan Kemer, müziğe genç yaşlarda ilgi duymaya başladı. İlk dönemlerinde kendi kendine gitar çalmayı öğrenirken ailesinin bağlama geleneğinden de etkilendi. Zamanla farklı müzik türlerini deneyimleyen sanatçı, Türkiye’de rock müziğin geleneksel ezgilerle buluştuğu bir dönemde profesyonel çalışmalarına yöneldi. Kadıköy’deki lise yıllarında katıldığı müzik yarışmaları, onun sanat hayatında önemli bir başlangıç oluşturdu.

Kemer’in kariyerinde en dikkat çekici dönemlerden biri, 1972 yılında Kurtalan Ekspres’e katılmasıyla başladı. Barış Manço’nun müzikal çalışmalarında görev alan sanatçı, grubun enstrümantal zenginliğinin gelişmesine katkıda bulundu. Ancak onun hayat hikâyesi yalnızca Türkiye’deki müzik faaliyetlerinden ibaret değildi. Avustralya’ya ve İngiltere’ye uzanan yaşamı, farklı ülkelerde sürdürdüğü çalışmaları ve müziğe yaklaşımı da sanatçının kişisel tarihinin önemli parçalarıydı.

Ohannes Kemer’in Hayatı ve Müzikal Kimliği

Ohannes Kemer, tam adıyla Ohannes Kemeryan, 1970’li yılların Anadolu rock sahnesinde görev alan müzisyenlerden biri olarak bilinir. Gitarist kimliğinin yanında bağlama ve yaylı tambur icracılığıyla da öne çıkan sanatçı, geleneksel Türk müziğiyle Batı rock anlayışını aynı müzikal yapı içinde buluşturan çalışmalar yaptı.

Kemer’in müzik kariyerini değerlendirirken onun yalnızca bir grupta görev alan enstrüman sanatçısı olmadığını göz önünde bulundurmak gerekir. Farklı çalgılarla çalışması, düzenlemelere katkıda bulunması ve beste üretiminde yer alması, sanatçının müzikal birikimini ortaya koyan özelliklerdir.

Ohannes Kemer hakkında bilinen temel bilgiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Doğum yılı: 1950
  • Doğum yeri: İstanbul
  • Mesleği: Müzisyen ve enstrüman icracısı
  • Çaldığı enstrümanlar: Gitar, bağlama ve yaylı tambur
  • Öne çıktığı topluluk: Kurtalan Ekspres
  • Birlikte çalıştığı sanatçı: Barış Manço
  • Vefat tarihi: 16 Kasım 2012

Kemer’in müzik tarihindeki konumu, özellikle Anadolu rock’ın geliştiği yıllardaki grup çalışmalarından kaynaklanır. Bu dönemde sanatçılar, Batı müziğinin gitar ve davul gibi enstrümanlarını Anadolu’nun geleneksel melodileriyle bir araya getirerek yeni bir müzik anlayışı oluşturuyordu. Kemer’in farklı enstrümanlara hâkimiyeti, bu arayışın içinde kendisine özgü bir alan yaratmasını sağladı.

Çocukluk Dönemi ve İlk Enstrüman Deneyimleri

İstanbul’da dünyaya gelen Ohannes Kemer’in müzikle ilişkisi çocukluk yıllarında başladı. Ağabeyinin hediye ettiği gitar, onun müziğe yönelmesinde belirleyici bir rol oynadı. Düzenli bir müzik eğitimi almadan kendi çabasıyla gitar çalmayı öğrenmesi, genç yaşlardan itibaren geliştirdiği merakın ve çalışma disiplininin göstergesiydi.

Gitar, Kemer’in müzikal dünyasının ilk önemli parçası olsa da ailesindeki bağlama geleneği onun gelişimini farklı bir yönde etkiledi. Amcalarının bağlama çalmasını gözlemleyerek bu enstrümana ilgi duymaya başladı. Daha sonra kendisi de bağlama çalmayı öğrendi ve iki farklı müzik geleneğine ait enstrümanları tanıma fırsatı buldu.

Bu deneyim, ilerleyen yıllarda ortaya koyacağı müzikal çalışmaların temelini oluşturdu. Gitarın rock müziğinde kullanılan güçlü ve modern tınılarıyla bağlamanın geleneksel melodik yapısı, Kemer’in müzikal düşüncesinde birbirini tamamlayan unsurlar hâline geldi.

Gençlik yıllarında müziğe duyduğu ilgi yalnızca enstrüman çalmakla sınırlı değildi. Grup çalışmalarına katılmak, arkadaşlarıyla birlikte müzik üretmek ve farklı müzikal yaklaşımları denemek de onun gelişim sürecinde önemli yer tuttu. Bu deneyimler, Kemer’in ileride profesyonel müzik topluluklarında üstleneceği sorumluluklar için bir hazırlık niteliği taşıyordu.

Kadıköy Ticaret Lisesi’nden Profesyonel Müziğe

Ohannes Kemer’in adının daha geniş bir çevrede duyulmaya başlaması, lise yıllarında gerçekleşti. Kadıköy Ticaret Lisesi’nde öğrenim gördüğü sırada arkadaşlarıyla bir müzik grubu kurdu. Topluluk, Milliyet gazetesinin düzenlediği Liselerarası Müzik Yarışması’nda elde ettiği başarıyla dikkat çekti.

1960’ların sonlarında düzenlenen bu tür yarışmalar, Türkiye’de müzikle ilgilenen gençler için önemli fırsatlar sunuyordu. Amatör gruplar, yeteneklerini sergileyerek hem dinleyici kazanıyor hem de profesyonel sanatçılarla tanışma olanağı buluyordu. Kemer’in yarışmalarda gösterdiği performans da müzik hayatında yeni bir dönemin başlamasına yardımcı oldu.

Bu süreçte müziğe yaklaşımı daha sistemli hâle geldi. Farklı enstrümanları öğrenmeye devam eden sanatçı, grup içindeki uyumun ve ortak çalışmanın önemini kavradı. Bir parçanın yalnızca ana melodiden oluşmadığını; ritim, armoni ve enstrümanlar arasındaki ilişkinin de müzikal bütünlüğü belirlediğini deneyimledi.

Lise yıllarından sonra çeşitli müzik çevrelerinde yer almaya başlayan Kemer, profesyonel sanatçılarla çalışma fırsatı buldu. Böylece genç yaşlarda başladığı müzik yolculuğu, giderek mesleki bir kimliğe dönüştü.

Erol Büyükburç ve Dönüşüm Grubu Deneyimi

Ohannes Kemer’in müzikal gelişiminde Erol Büyükburç ile çalıştığı dönem de önemlidir. Türkiye’de Batı tarzı popüler müziğin yaygınlaşmasına katkıda bulunan Büyükburç, genç müzisyenlerin profesyonel sahne deneyimi kazanmasına imkân tanıyan sanatçılardan biriydi.

Kemer, bu dönemde müzik sektörünün işleyişini daha yakından tanıdı. Sahne performanslarının yanı sıra topluluk hâlinde çalışma, farklı müzik anlayışlarına uyum sağlama ve bir eserin icrasına hazırlanma gibi konularda deneyim kazandı.

Dönüşüm adlı grupla yaptığı çalışmalar da onun kariyerindeki önemli aşamalardan biri olarak anılır. Bu toplulukta edindiği deneyimler, Kemer’in müzikal çeşitliliğini artırmasına ve farklı enstrümanları bir arada kullanma becerisini geliştirmesine katkı sağladı.

O yıllarda Türkiye’de popüler müzik hızlı bir değişim geçiriyordu. İngiltere ve Amerika’da gelişen rock akımları genç müzisyenleri etkilerken, Anadolu’nun yerel ezgileri de modern düzenlemeler için yeni olanaklar sunuyordu. Kemer’in gitar ve bağlama konusundaki deneyimi, bu iki yaklaşım arasında bağlantı kurmasına yardımcı oldu.

Kurtalan Ekspres ve Barış Manço ile Gelen Dönüm Noktası

Ohannes Kemer’in kariyerindeki en önemli gelişmelerden biri, 1972 yılında Kurtalan Ekspres’e katılmasıydı. Barış Manço’nun müzikal çalışmalarında önemli bir yere sahip olan topluluk, zaman içinde Anadolu rock müziğinin tanınmış grupları arasında yer aldı.

Barış Manço kimdir? Barış Manço ölümünün 21'nci yılında anılıyor

Favorilere ekle

Davulu bagetleriyle değil, yüreğiyle çalan Sefa Ulaştır: Devr-i daim olsun! - DeliKasap

Favori durumu kontrol ediliyor

Barış Manço'nun bıyık bırakma nedeni, duyanları ağlatıyor! Herkes moda sanmıştı ama...

7

Favori durumu kontrol ediliyor

Kurtalan Ekspres, dönemin birçok rock grubundan farklı olarak geleneksel Türk müziğine ait enstrümanları da düzenlemelerinde kullanıyordu. Elektrik gitarın güçlü sesini bağlama ve yaylı tambur gibi çalgıların tınılarıyla bir araya getiren bu yaklaşım, topluluğun kendine özgü kimliğinin oluşmasında etkiliydi.

Kemer’in gruptaki rolü, bu müzikal çeşitliliğin geliştirilmesi açısından dikkat çekiciydi. Birden fazla enstrümanı çalabilmesi, kayıt ve sahne çalışmalarında farklı seçeneklerin değerlendirilmesine olanak tanıyordu. Özellikle geleneksel çalgıların rock düzenlemelerine dâhil edilmesi, grubun müzikal anlatımını zenginleştiren unsurlardan biriydi.

Barış Manço’nun eserleri, güçlü vokallerin ve dikkat çekici sözlerin yanında enstrümantal düzenlemeleriyle de öne çıkıyordu. Bu nedenle Kurtalan Ekspres üyelerinin katkıları, şarkıların kendine özgü ses dünyasının oluşmasında önemliydi.

Kemer’in Manço ile yaptığı çalışmalar, onun kariyerinin en çok hatırlanan dönemini oluşturdu. Bu birliktelik sayesinde sanatçı, Anadolu rock’ın gelişiminde etkili olan bir müzik topluluğunun parçası olarak tanındı.

Anadolu Rock’ın Ses Dünyasına Katkısı

Anadolu rock, Batı rock müziğinin enstrümanlarını ve ritmik yapısını Türkiye’nin geleneksel müzik mirasıyla buluşturan bir akımdır. Bu müzik anlayışında bağlama, geleneksel melodiler ve yerel ezgiler, elektrik gitar ve modern davul düzenlemeleriyle birlikte kullanılabilir.

Ohannes Kemer’in müzisyenliği, bu birleşimin enstrümanlar üzerinden nasıl gerçekleştirilebileceğini gösteren örneklerden biridir. Gitar ve bağlamanın yanında yaylı tambur çalması, onun farklı ses renklerini aynı müzikal çerçevede değerlendirebilmesini sağladı.

Yaylı tambur, uzun ve karakteristik tınısıyla diğer enstrümanlardan ayrılır. Bu çalgının rock temelli düzenlemelerde kullanılması, geleneksel müzikle modern müzik arasındaki ilişkinin daha belirgin hâle gelmesine yardımcı oluyordu. Kemer’in bu enstrümana yönelmesi, onun müzikal kimliğini farklılaştıran özellikler arasında yer aldı.

Burada önemli olan, farklı enstrümanları aynı parçada bir araya getirmenin ötesinde, her birine uygun bir işlev kazandırmaktı. Bağlama melodik yapıyı güçlendirebilir, yaylı tambur farklı bir ses rengi oluşturabilir, gitar ise rock karakterini öne çıkarabilirdi. Kemer’in enstrüman çeşitliliği, bu tür düzenlemelerin geliştirilmesine katkı sundu.

Bu nedenle sanatçının Anadolu rock tarihindeki yeri yalnızca çaldığı enstrümanlarla açıklanamaz. Onun müzikal yaklaşımı, geleneksel seslerin modern müzik içinde değerlendirilmesine yönelik arayışın bir parçasıydı.

Barış Manço Albümlerindeki Çalışmaları

Ohannes Kemer’in adı, Barış Manço’nun 1970’li yıllarda yayımlanan bazı önemli albümleriyle birlikte anılır. Bunlar arasında 1975 tarihli 2023 ve 1976 tarihli Nick the Chopper özellikle dikkat çeker.

2023, Barış Manço’nun müzikal yaklaşımını farklı düzenlemelerle ortaya koyduğu albümlerden biridir. Enstrümantal bölümleri ve dönemin rock anlayışıyla ilişkilendirilen yapısı, çalışmayı sanatçının diskografisinde ayrı bir noktaya taşır. Kurtalan Ekspres’in katkıları, albümün müzikal bütünlüğünün oluşmasında önemli rol oynadı.

Kemer’in farklı enstrümanları kullanabilmesi, geleneksel tınıların rock düzenlemeleriyle buluştuğu bölümlerde önem taşıyordu. Bu yaklaşım, Anadolu rock’ın yalnızca Batı müziğinin Türkiye’deki bir yansıması olmadığını, yerel müzikal birikimden beslenen özgün bir ifade biçimi olduğunu gösteriyordu.

Nick the Chopper ise Manço’nun İngilizce şarkılar aracılığıyla daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşma çabasının bir parçasıydı. Kemer’in bu albümle ilişkilendirilen orkestrasyon çalışmaları, farklı müzikal yaklaşımlara uyum sağlayabildiğini ortaya koyan örnekler arasında değerlendirilir.

Bu albümlerin hazırlanmasında çok sayıda müzisyenin emeği bulunuyordu. Kemer’in katkısı da bu ortak üretim süreci içerisinde anlam kazanıyordu. Bir albümün ses karakteri, yalnızca solistin yorumuyla değil, enstrümanların yerleşimi, ritmik düzenlemeler ve müzisyenlerin birbirleriyle kurduğu ilişkiyle belirlenir.

Beste Çalışmaları ve “Acıh da Bağa Vir”

Ohannes Kemer’in müzikal faaliyetleri yalnızca enstrüman icracılığıyla sınırlı değildi. Barış Manço’nun repertuvarında yer alan “Acıh da Bağa Vir” adlı eserin bestesi, kaynaklarda Kemer ve Celal Güven’in ortak çalışması olarak belirtilir.

Bu eser, sanatçının beste üretimine de katkı sunduğunu gösteren örneklerden biridir. Müzisyenlerin birlikte çalıştığı gruplarda besteler çoğu zaman farklı fikirlerin birleşmesiyle ortaya çıkar. Melodik bir düşünce, ritmik bir yapı veya enstrüman üzerinde geliştirilen bir motif, zamanla tamamlanmış bir esere dönüşebilir.

Kemer’in grup çalışmalarındaki deneyimi, bu ortak üretim anlayışının gelişmesine elverişli bir ortam sağladı. Geleneksel müzikle modern rock arasındaki ilişkiyi yakından tanıması, beste ve düzenleme süreçlerinde farklı müzikal unsurlardan yararlanmasına imkân verdi.

Bu açıdan “Acıh da Bağa Vir”, Kemer’in müzik kariyerini değerlendirirken göz önünde bulundurulabilecek çalışmalardan biridir. Sanatçının adı, yalnızca enstrümanlarıyla değil, beste alanındaki katkılarıyla da anılmaktadır.

Avustralya’ya Yerleşmesi ve Gurbet Grubu

Ohannes Kemer’in yaşamında önemli bir değişim, 1974 yılında Barış Manço ve Kurtalan Ekspres ile gerçekleştirdiği Avustralya turnesinin ardından yaşandı. Turne sonrasında Avustralya’da kalmaya karar veren sanatçı, burada Gurbet adlı bir grup kurdu.

Yeni topluluğuyla çeşitli yerlerde Türkçe müzik yapan Kemer, farklı bir ülkede müzikal çalışmalarını sürdürdü. Bu dönem, onun Türkiye’deki müzik çevrelerinden uzakta yeni bir yaşam kurduğu ve müziğini farklı dinleyicilerle buluşturduğu bir süreçti.

Yurt dışında yaşamak, sanatçıların çalışma biçimlerini ve müzikle kurdukları ilişkiyi değiştirebilir. Farklı kültürlerden insanlarla tanışmak, yeni sahne ortamlarında bulunmak ve başka bir ülkede yaşamını sürdürmek, müzikal deneyimi genişletebilir. Kemer’in Avustralya yılları da bu çerçevede değerlendirilebilir.

Sanatçı daha sonra Türkiye’ye dönerek Kurtalan Ekspres ile çalışmalarını yeniden sürdürdü. Ancak bu birliktelik uzun süre devam etmedi. Kemer’in yaşamı ilerleyen yıllarda yeniden yurt dışına yöneldi.

Londra Yılları ve Aile Hayatı

Ohannes Kemer, 1977 yılında Londra’ya taşındı. Burada Jennifer Turner ile tanıştı ve onunla evlendi. Daha sonra Avustralya’ya dönen sanatçı, yaşamının önemli bir bölümünü Sidney’de geçirdi.

Kemer’in farklı ülkelerde yaşaması, kariyerinin Türkiye’deki müzik gündeminden zaman zaman uzaklaşmasına neden oldu. Buna rağmen sanatçı, müzikle ilişkisini sürdürdü ve yaşamının ilerleyen dönemlerinde de müzisyen kimliğini korudu.

Onun hayat hikâyesi, sanatçıların kariyerlerinin her zaman aynı ülkede ve aynı müzik çevresinde devam etmediğini gösterir. Kemer, Türkiye’de Anadolu rock’ın şekillendiği dönemde önemli bir topluluğun parçası olmuş, ardından başka ülkelerde yaşamayı tercih etmişti.

Bu yönüyle sanatçının yaşamı, müzikal birikimin coğrafi sınırlarla sınırlı olmadığını da hatırlatır. Türkiye’de kazandığı deneyimler, hayatının sonraki dönemlerinde de müzikle kurduğu ilişkinin temelini oluşturdu.

Sinemadaki Deneyimi: Baba Bizi Eversene

Ohannes Kemer, müzik çalışmalarının yanı sıra sinema alanında da kısa bir deneyim yaşadı. Barış Manço’nun başrolünde bulunduğu Baba Bizi Eversene filminde rol aldı.

Bu yapım, Manço’nun sinema kariyerinde bilinen çalışmalardan biridir. Kemer’in filmde yer alması, sanatçının müzik çevresindeki faaliyetlerinin farklı bir sanat alanına da uzandığını gösterir.

Bununla birlikte, onun asıl tanınma nedeni oyunculuk değil, müzisyenlik kariyeriydi. Kurtalan Ekspres ile yaptığı çalışmalar, farklı enstrümanları kullanması ve Anadolu rock’ın gelişimine sunduğu katkılar, Kemer’in sanat hayatının merkezinde yer aldı.

Ohannes Kemer Ne Zaman Vefat Etti?

Ohannes Kemer, 16 Kasım 2012 tarihinde hayatını kaybetti. Vefatından önce akciğer kanseri tedavisi gördüğü bildirildi. Ölümü, özellikle Kurtalan Ekspres’in erken dönemini ve Barış Manço’nun müzikal çalışmalarını bilen çevrelerde üzüntüyle karşılandı.

Sanatçının vefatının ardından onun müzik kariyeri ve Anadolu rock tarihindeki yeri yeniden gündeme geldi. Kemer’in gitar, bağlama ve yaylı tamburla gerçekleştirdiği çalışmalar, dönemin müzikal çeşitliliğini anlamak açısından önem taşımaya devam etti.

Türkiye dışında geçirdiği yıllar nedeniyle Kemer, bazı dinleyiciler tarafından daha az tanınmış olabilir. Ancak eski albümler, grup kayıtları ve müzik tarihi üzerine yapılan değerlendirmeler, onun çalışmalarının yeniden keşfedilmesine imkân sağlıyor.

Kemer’in ardından kalan miras, yalnızca belirli albümlerdeki performanslarıyla sınırlı değildir. Geleneksel çalgıları modern müzikle buluşturma yaklaşımı ve grup çalışmalarındaki katkıları, onun müzikal kimliğinin temel unsurları arasında yer alır.

Sonuç

Ohannes Kemer, Türk rock müziğinin gelişim sürecinde enstrüman icracılığı ve düzenleme çalışmalarıyla yer edinmiş müzisyenlerden biridir. Genç yaşlarda başlayan gitar merakı, ailesinden öğrendiği bağlama geleneği ve yaylı tambura yönelmesi, onu farklı müzik anlayışlarını bir araya getiren bir sanatçıya dönüştürdü.

Kurtalan Ekspres’e katılması ve Barış Manço ile yaptığı çalışmalar, kariyerinin en önemli dönemini oluşturdu. 2023 ve Nick the Chopper gibi albümlerle ilişkilendirilen katkıları, Anadolu rock’ın enstrümantal yapısını anlamak açısından dikkat çekicidir. Beste çalışmalarında da yer alan Kemer, müziğin yalnızca yorumculukla sınırlı olmadığını ortaya koydu.

Avustralya ve İngiltere’de geçirdiği yıllar, onun yaşam öyküsüne farklı bir boyut kazandırdı. Türkiye’de başladığı müzik yolculuğunu yurt dışında da sürdüren sanatçı, 2012 yılında hayatını kaybetti.

Bugün Ohannes Kemer’in adı, Anadolu rock’ın gelişimine katkıda bulunan müzisyenler arasında anılmaktadır. Onun hikâyesi, bir müzik türünün oluşumunda yalnızca sahnenin önündeki isimlerin değil, enstrümanlarıyla eserlere karakter kazandıran sanatçıların da belirleyici olabileceğini gösterir.Özkan Uğur Kimdir?

Pop Haber

Türk sanat müziğinin kendine özgü bir duygu dünyası oluşturan bestecilerinden Selahattin Pınar, makamların inceliğini güçlü bir melodik anlatımla birleştiren sanatçılar arasında yer alır. Aşkı, ayrılığı, özlemi ve geçmişe duyulan hasreti müziğin diliyle anlatan Pınar, özellikle şarkı formundaki besteleriyle geniş bir dinleyici kitlesinin hafızasında yer edinmiştir. Eserleri, klasik Türk musikisinin geleneksel özelliklerini taşırken dinleyicinin kolaylıkla bağ kurabileceği içten bir anlatım da sunar.

Selahattin Pınar Kimdir?

Türk sanat müziğinin kendine özgü bir duygu dünyası oluşturan bestecilerinden Selahattin Pınar, makamların inceliğini güçlü bir melodik anlatımla birleştiren sanatçılar arasında yer alır. Aşkı, ayrılığı, özlemi ve geçmişe duyulan hasreti müziğin diliyle anlatan Pınar, özellikle şarkı formundaki besteleriyle geniş bir dinleyici kitlesinin hafızasında yer edinmiştir. Eserleri, klasik Türk musikisinin geleneksel özelliklerini taşırken dinleyicinin kolaylıkla bağ kurabileceği içten bir anlatım da sunar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir