<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>şahmeran &#8211; POP HABER</title>
	<atom:link href="https://www.pophaber.com/tag/sahmeran/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pophaber.com</link>
	<description>Popüler Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 12:20:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.pophaber.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-sekme-cubugu-logosu-2-32x32.png</url>
	<title>şahmeran &#8211; POP HABER</title>
	<link>https://www.pophaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atiye Dizisi  1. Sezon Değerlendirmesi</title>
		<link>https://www.pophaber.com/atiye-dizisi-1-sezon-degerlendirmesi/</link>
					<comments>https://www.pophaber.com/atiye-dizisi-1-sezon-degerlendirmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[pop]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jan 2020 21:44:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema&Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[atiye]]></category>
		<category><![CDATA[atiye 1.sezon değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[atiye dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[şahmeran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=2534</guid>

					<description><![CDATA[Netflix’in ikinci Türkiye yapımı olan Atiye dizisini bitirmenin dayanılmaz ağırlığını yaşıyorum.  Değerlendirme yazısı için uzun denilebilecek bir sürede izledim sekiz bölümü. Tanıdığım birçok kişi yayına girdiği ilk gün bitirdi. 27 Aralık 2019’ da yayına giren dizi, beklenen ilgiyi kendisine çekti diyebilirim.  Şu ana kadar hakkında epey şey yazılıp çizildi. Yeterince Youtube içeriği üretildi. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Başlarken
belirteyim bir dizi eleştirisi için biraz uzun bir yazı olacak. Böyle olmasını
istemezdim. Gene de keyifli hale getirmeye gayret edelim. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Netflix’in ikinci Türkiye yapımı olan Atiye dizisini bitirmenin dayanılmaz ağırlığını yaşıyorum.&nbsp; Değerlendirme yazısı için uzun denilebilecek bir sürede izledim sekiz bölümü. Tanıdığım birçok kişi yayına girdiği ilk gün bitirdi. 27 Aralık 2019’ da yayına giren dizi, beklenen ilgiyi kendisine çekti diyebilirim.&nbsp; Şu ana kadar hakkında epey şey yazılıp çizildi. Yeterince Youtube içeriği üretildi. </p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iki Türkiye yapımına baktığımda, Netflix’in Türkiye stratejisinin belirşenmiş olduğunu görüyoruz.&nbsp; 2019 yılında Netflix tarafından açıklanan Türkiye’deki Neflix abone sayısının 1.8 milyon olmasına, dizinin yayınlanmasıyla birlikte ne kadar bir artış gösterdiğini bilmiyoruz.&nbsp; Netflix bu iki dizi olmadan da abone sayısını giderek arttıran bir online platformdu. Stratejileri, abone sayılarını hızlı bir şekilde arttırmak değil o zaman.&nbsp; Geriye tek bir seçenek kalıyor. Hap Dizi. Hakan: Muhafız dizisini, altyazı, dublaj seçenekleriyle bütün dünyada on milyon izlenme sayısına ulaşmasının ardından mistik-fantastik yapının hazır tüketicileri olduğunu gördüler.&nbsp; </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hap Dizi Nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ilaç biçimini bir dizi eleştirisinde neden kullanmak zorunda kaldığımı ben de bilmiyorum şu an. Yazının bir değerlendirme yazısından daha çok eleştiri&nbsp; yazısı kıvamında gideceğinden kendime bir metafor yaratmayı daha uygun buldum.&nbsp; Hap Dizi: yaratılan, şişirilen dizi tüketme ihtiyacımıza ( hastalığımıza)&nbsp; sanatsal açıdan estetik olmaktan uzak bir projenin yutmamız için sunulan halidir.&nbsp; Antibiyotikler gibi bütün zararlı bakterirle birlikte yararlı bakterileri de öldürür. Reçetesiz üretilir.&nbsp; Uzun zaman kullanılırsa sanatsal bağışıklık sistemini çökertir.&nbsp; Buradan Atiye dizisini izlemek sizi öldürür&nbsp; falan gibi bir yere&nbsp; bağlanmayın.&nbsp; Nietzsche, “Seni öldürmeyen şey güçlendirir,” demişti. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Dizinin yönetmenleri Özen Açıktan ve Gönenç uyanık diziyi “mistik-drama” olarak tanımlamışlar. Bu bir tür ayrımı. Ne olduğunu tanımlamak için ne olmadığını tanımlamak. Bu bir yaklaşım. Yapısalcı bir yaklaşım.&nbsp;Tzvetan Todorov’ un Fantastik: Edebi Türe Yapısal Bir Yaklaşım kitabı tam da bu bakış açısı üzerinden yazılmış bir kitap.&nbsp; Edebiyat ve sinema ilişkisini düşündüğümüzde kılavuz görevi görecek tanımlamalar içeriyor. Başlarken bu kitaptan Fantastik türü ve alt dallarını içeren tanımlamasını kullanmak isterim. </p>



<p class="wp-block-paragraph">“Gördüğümüz
gibi fantastik, bir kararsızlık süresi kadardır:&nbsp; algılardıkları şeyin, paylaşılan düşüncenin
tanımladığı biçimiyle, “gerçeklik” olup olmadığına karar vermek zorunda kalan
okuyucunun&nbsp; ve öykü kişisinin ortak
kararsızlığı. Öykünün sonunda öykü kişisi değil de okuyucu yine de bir seçim
yapar, çözümlerden birini benimser ve fantastiğin dışına çıkar. Gerçekliğin
yasaları olduğu gibi duruyor ve anlatılan olayları açıklamaya yarıyorsa yapıt
başka bir türe girer: tekinsiz türe. Ya da tersine okuyucu, olayı açıklamak
için yeni doğa yasalarını kabul etmek durumundaysa olağanüstü türe girmiş
oluruz.” ( Tzvetan Todorov, Metis Yayınları, S47. )</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her iki
yönetmenin de “mistik” tanımlamaları bu olağanüstüyü içeriyor. Atiye, başına
gelen şeyleri “gerçeklik” olarak algılayarak fantastik alandan çıkar. &nbsp;Edebiyatın türsel tanımlamaları sinemayla
ilgili anoloji kurmamız açısından bir başlangıç noktası olabilir. Mistisisizm. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelelim dizimize, kısmına geleyim artık. &nbsp;İstanbul’da yaşayan ressam Atiye (<strong>Beren Saat)</strong>, çocukluğundan beri bir sembolün çeşitli hallerini resmeden bir ressamdır. İnsanlık tarihin en eski inanç merkezi olan Göbeklitepe’ de kazı çalışmalarını sürdüren arkeolog&nbsp; Erhan (<strong>Mehmet Günsür)</strong> tarafından ortaya çıkarılan yeni buluntuyla birlikte Atiye’ nin kendi kişisel geçmişine&nbsp; dair yolculuğu başlar. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Spiritüel
bir yolculuktur bu. Dizide geçen her meseleyi bu yazının meselesi yapmak
istemiyorum. “Atiye Nasıl Kurtulur?” yazısı yazmak gibi bir amacım yok. “Atiye
Neden Kurtulamadı?” yazısına varım. </p>



<p class="wp-block-paragraph">A<strong>tiye Neden Kurtulamadı? Anadolu Mitolojisi Bir Çare mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dizinin
Anadolu ve Mezopotamya mitolojilerine göndermeleri çok fazla. Senaryonun temel
meselesini bu mitolojiyi içeriyor. Ana karakterimizin bütün meselesi de bu
mitolojinin ona yüklediği görevlerle ilintili. Nedir bu Şahmeran meselesini az
çok biliyor olsam da, dizi yayına girdikten sonra araştıranlardanım. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şahmeran Mitolojisi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Anadolu’da uzun yıllardır halk arasında yaşayan Şahmeran
Efsanesinde amansız bir hastalığa yakalanan kralın derdinin dermanı yalnızca
Şahmeran’ın etinin kaynatılarak yenmesidir. Şahmeran’ın âşık olduğu genci
tuzağa düşürerek kral’ın isteğini yerine getirmek için harekete geçen vezirin
amacı ise bambaşkadır. O Şahmeranın etini yiyip dünyanın bütün sırlarına hâkim
olmak istemektedir. Fakat ne kral ne de vezir amacına ulaşamaz. Şahmeran’ın
şifalı kısmı olan başı yerine zehirli kısmı olan kuyruğunu yiyen vezir ölür ve
layığını bulur. Şahmeranın başını ısıran Tahmasb ise dünyanın tüm sırlarına
hâkim “lokman hekim” olarak bir başka efsane kahramanına dönüşür. Burada
dünyanın bütün sırlarına hâkim bir varlığın sırlarına erme çabası insanoğlunun
ölümsüzlük “ab-ı hayat” suyunu bulma saplantısını hatırlatmaktadır.” (Balıkçı,
Ş. (2018). Şahmeran Efsanesi ve Yılan Tılsımlarının Psikanalitik Açıdan
Değerlendirilmesi. Uluslararası Folklor Akademi Dergisi. Cilt:1, Sayı:1,
53-64.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şanlıurfa’ nın Göbeklitepe’ sinden Adıyaman’ ın &nbsp;Komagene Uygarlığı’ na gidişini nasıl
algılayabiliriz? Neden Göbeklitepe eksen halden çıkıp Komagene de işlendi? Bu
tarihsel mekanlar diziye anlamsal açıdan nasıl bir katkı yapıyor? Nemrut Dağı’
nda yerinaltında kaybolan Atiye’ yi ararken patlatılan dinamitlerin arkeolojiyle
kurduğumuz ilişkiyi gözler önüne serdiğini göremediler mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendi cevabım: Gene göremedier.&nbsp; Başka bir dert var burada. Tanıtım derdi.
Bölgenin kültürel olarak tanıtılması. O zaman Göbeklitepe belgeseli çek. Nemrut
Dağı belgeseli çek. Komagene Uygarlığı belgeseli çek. Mekansal atmosferlerin diziye
bütünsel olarak hizmet ettiğini düşünmüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle
mitolojik hikaye örüntüsü bu şekilde. İlgilenenler için Google’ da yapılacak
ufak bir gezintide güzel araştırmalar bulunuyor. Gelelelim gelemediğimiz
dizimize. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yabancı bir
senaristin elinden çıkan bir proje olduğunu hemen anlıyoruz. Özellikle
diyalogların gelişiminde bu açığa çıkıyor. Amerikan dizi kurgusuna dair bir
gelişim seyri de var. Her bölüm doruk noktasında bırakılmaya çalışılmış. Bir
önceki bölümde izleyici tarafından tahmini çok kolay meseleler bir sonraki
bölüme aktarılmış. Atiye’ nin kardeşi Cansu ile Atiye’nin sevgilisi Ozan
arasında bir yakınlaşma olabileceği daha ilk bölümde sezinletildi. Birbirlerine
bakışlarındaki tuhaflıklardan bunun olma ihtimalini göstermek istediler. Öyle
de oldu. Belirsizlik yaratılmış gibi duran bu unsur sinemanın asal
unsurlarından. Seyircinin ilgisini diri tutacak bir çentik atmak. Bu tarz
belirsizliklerdeki merak unsurunun iyi hesaplanmış olması önemli. Seyirci kendi
sekezasını izlediği şeyde gerçekleşmiş olmasını ister. &nbsp;Çoğu zaman da bunun için izleriz bu tarz
yapımları. Bu belirsizliğin göze parmak sokarcasına yapılmasını sorunlu buldum.
</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dizinin senaryosal bağlamda bir sürü hataya sahip oluşu bu yüzden olabilir. Atiye’ nin anne ve babasının boğaz manzaralı görece lüks bir evde oturması sosyolojik olarak mümkün değil. &nbsp;Mümkünatını dizide görebilmemiz gerekli. Baba’ yı güvenlik şirketi sahibi yapmak ailenin yaşadığı sınıfsal dönüşümü içermiyor.&nbsp; Buna pratik bir çözüm bulunmuş gibi yapılmış. Onların orta-üst sınıf bir hayat sürmeleri de dizinin gerçeklik zeminini zayıflatıyor. Neredeyse bütün evler boğaz manzaralı. &nbsp;Nazım Kurtis. Atiye Özgürsoy gibi isimlerin ve soyisimlerin bu şekilde tercih edilmiş olması bana kalırsa gereksiz göndermeler içeriyor. <strong>Tuncel Kurtiz</strong> ve <strong>Nazım Hikmet</strong>’ e aralanan bir kapı olarak okudum bütün bu isimleri. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Senaryodaki maddi bir hata olarak  gördüğüm bir şeyden bahsetmesem olmaz. Şahmeran anlatasındaki büyüsel güç, Şahmeran öldükten sonra kızlarına geçecek şekilde kuruludur. Bu yapıyı tabi ki bozabilirsiniz. Mitolojik anlatıya tümüyle bağlı kalmak zorunda değil hiçbir proje. Dizide bu hikayeden sıkça bahsedilse de Atiye’nin anneannesi ölmeden bu yeteneğin ona geçmesini dizideki bir çok sıkıntının en büyükleri arasında görüyorum. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Fantastik tesadüfleri sever. Hatta tümüyle tesadüfler üzerine kuruludur çoğu zaman. Burada tevafuk zemini yaratılmaya çalışılmış. Doğulu bir yazgı tanımı &nbsp;ele alınmış. &#8220;Başına geleceklerden kaçamazsın,&#8221; bağlamına yerleştirilmiş. &nbsp;Dizide neredeyse bütün her şey bir başka şeyle tesadüfen karşılaşması üzerine kurulu. Atiye’ nin kendine dönük yolculuğu Göbeklitepe’ de bulunan yeni kalıntıların gece yarısı telefonuna haber mesajı olarak gelmesiyle başladığını unutmayalım. Ozan ile ayrılık buluşmaları sırasında Cansu’ nun ablasına attığı mesajın Atiye’ nin masadan kalkıp tuvalete gitmesi sonrası gelişi ve daha bir sürü tesadüf eseri karakterlerin hayatları dizide sıkça değişiyor. Dizideki Öner Hoca (Cezmi Baskın) üçüncü bölümde, “Tesadüf diye bir şey yoktur. Buradaysan bir sebebi var. Sonucu da olacaktır,” der. Olan her şeye inanılmasını isteyen bir niyeti söylemiş olur. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Dizinin
final bölümü de bir sürü tesadüfün ürünü olarak biter. Umulmadık şekilde birçok
şey açığa çıkar. &nbsp;Yeni sorular ve yeni
cevaplar bir sonraki sezona bırakılmıştır. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Oyunculuklar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kötü bir
projeyi iyi oyunculukla izlenebilir kılabilirsiniz, oyunculuk sanatı sinema
sanatının önüne geçebilir usta oyuncularla. Her ikisinin birleşimi iyi bir
projeyi oluşturur. Projenin prodüksiyonunun iyi oluşu bu meseleyi halletmeye
yetmemiş. Yaratılan karakterlerin iyi olamayışı oyunculukları da ortalama hale
getirmiştir. <strong>Beren Saat</strong> ya da <strong>Mehmet Günsür</strong>’ e getirilebilecek bir
eleştiri bulamıyorum. İyi oyunculukla toparlanabilecek bir dizi değil bu.
Oyuncu kadrosunda son derece iyi oyuncular var. &nbsp;<strong>Meral
Çetinkaya</strong>, <strong>Cezmi Baskın</strong>, Başak <strong>Köklükaya </strong>bunlardan birkaçı. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Son Bakış</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazının başında açımlamaya çalıştığım Hap Dizi kavramını aşalabildiklerini düşünmüyorum. Atiye dizininin 2020’ de yayınlanacak 2. Sezonunda da sorunlar tekrar edecek, hatta daha da görünür olacaktır. Dizi izleme alışkanlıklarımıza uygun diziler ürettiklerini görmemiz gerekiyor diye düşünenlerdenim. Türkiye’ de uzun yıllar TV dizisi olarak yayınlanmış yapıları dijital platforma taşımış durumlar. Melodramatik yapıda hepsi. HBO dizileriyle büyümüş bir estetik alımlayışı sahip bir yerden dijital bir platforma geçmedik. Bizimkiler, Kaygusuzlar, İkinci Bahar gibi Yelişçam kodlarının dizi formuna dönüştürüldüğü bir seyir alışkanlığımız var. Z Kuşağı olarak tanımlanan yeni nesil dijital platformalarına aşina kuşak için bu yapı hala varlığını sürdürüyor. Netflix’ in Dark dizisini izleyenler ile Atiye dizisini izleyenler çok farklı kişiler değil. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Genel olarak eleştirel izleme alışkanlığına sahip değiliz.&nbsp; Atiye dizisine de Hakan Muhafız dizisi gibi naifçe baktığımız sürece de Netflix ya da diğer dijital platformların oluşturduğu pazar yapısı değişmeyecek. Bu konuda karamsar olmadan, tüketici karşı duruşu sergilememiz gerektiğini düşünüyorum. Bizi olduğumuz yerde tutacak hatta geriye çekecek bir yapımı izlemek sıkıntılı bir ilişki. &nbsp;Netflix’ te yerli bir yapım yayına sokulduğunda, çok izlendiğinde estetik olarak gelişmiş olmuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çare Netflix değil. Çare iyi bir proje. Her anlamıyla iyi ve özellikle senaryosuyla iyi bir proje. Şahsiyet dizisiyle başlatılan gelişimin bütünüyle sürdürülmesi.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Dizide anlatısal olarak iyi bulduğum tek şey Anadolu&#8217; nun kadim halklarından Süryaniler&#8217; in ve Kürtler&#8217;in açıkça işlenmiş olması.  Bu işlenişte çeşitli sorunlar olsa da buna cesaret edebilmiş olmaları iyi bir adım. </p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pophaber.com/atiye-dizisi-1-sezon-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
