<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iklim değişikliği &#8211; POP HABER</title>
	<atom:link href="https://www.pophaber.com/tag/iklim-degisikligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.pophaber.com</link>
	<description>Popüler Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 06:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.pophaber.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-sekme-cubugu-logosu-2-32x32.png</url>
	<title>iklim değişikliği &#8211; POP HABER</title>
	<link>https://www.pophaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Karbon Ayak İzi Nedir?</title>
		<link>https://www.pophaber.com/karbon-ayak-izi-nedir/</link>
					<comments>https://www.pophaber.com/karbon-ayak-izi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[pophaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 06:22:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[karbon ayak izi]]></category>
		<category><![CDATA[Karbon Ayak İzi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=17263</guid>

					<description><![CDATA[Karbon ayak izi, bir kişinin ya da kurumun tüketim alışkanlıklarının çevre üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılan önemli bir göstergedir. Elektrik kullanımı, ulaşım, beslenme, üretim ve tüketim gibi birçok faaliyet bu değeri doğrudan etkiler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izi, bireylerin, kurumların veya toplumların günlük faaliyetleri sonucunda atmosfere saldığı sera gazlarının toplam miktarını ifade eden bir kavramdır. Bu gazların başında Karbondioksit (CO₂) gelir. Karbon ayak izi, özellikle Küresel Isınma ve İklim Değişikliği ile doğrudan ilişkilidir ve çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karbon Ayak İzi Ne Anlama Gelir?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izi, bir kişinin ya da kurumun tüketim alışkanlıklarının çevre üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılan önemli bir göstergedir. Elektrik kullanımı, ulaşım, beslenme, üretim ve tüketim gibi birçok faaliyet bu değeri doğrudan etkiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin; fosil yakıtlarla çalışan araçların kullanımı, yüksek enerji tüketimi ve endüstriyel üretim süreçleri karbon ayak izinin artmasına neden olur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karbon Ayak İzi Türleri</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izi genel olarak iki ana kategoriye ayrılır:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1. Doğrudan Karbon Ayak İzi:</strong><br>Bireylerin doğrudan gerçekleştirdiği faaliyetler sonucu ortaya çıkar. Örneğin araç kullanımı, evde doğalgaz tüketimi gibi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2. Dolaylı Karbon Ayak İzi:</strong><br>Tüketilen ürünlerin üretim ve taşınma süreçlerinde ortaya çıkan emisyonları kapsar. Gıda, giyim ve elektronik ürünler bu kategoriye girer.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karbon Ayak İzini Artıran Faktörler</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izinin yükselmesine neden olan başlıca unsurlar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Fosil yakıt kullanımı (kömür, petrol, doğalgaz)</li>



<li>Aşırı elektrik tüketimi</li>



<li>Uzun mesafeli ulaşım ve hava yolu seyahatleri</li>



<li>Endüstriyel üretim faaliyetleri</li>



<li>Gıda israfı ve yoğun et tüketimi</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu faktörler, atmosferdeki sera gazı miktarını artırarak çevresel sorunların büyümesine yol açar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karbon Ayak İzi Nasıl Azaltılır?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izini azaltmak için bireysel ve toplumsal düzeyde çeşitli önlemler alınabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Enerji tasarrufu sağlayan cihazlar kullanmak</li>



<li>Toplu taşıma, bisiklet veya yürüyüşü tercih etmek</li>



<li>Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek</li>



<li>Geri dönüşüm alışkanlığı kazanmak</li>



<li>Yerel ve mevsimsel gıdalar tüketmek</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Bu adımlar, hem doğayı korumaya yardımcı olur hem de sürdürülebilir bir yaşam tarzını destekler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karbon Ayak İzinin Önemi</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izi kavramı, çevresel farkındalığın artması açısından kritik bir rol oynar. Bireyler ve kurumlar, kendi etkilerini ölçerek daha bilinçli kararlar alabilir. Bu da uzun vadede iklim krizinin etkilerinin azaltılmasına katkı sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle günümüzde artan çevre sorunları göz önüne alındığında, karbon ayak izinin azaltılması küresel bir sorumluluk haline gelmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izi, modern yaşamın çevre üzerindeki etkisini anlamak için önemli bir ölçüttür. Günlük alışkanlıklarda yapılacak küçük değişiklikler bile büyük farklar yaratabilir. Daha sürdürülebilir bir gelecek için karbon ayak izini azaltmaya yönelik adımlar atmak büyük önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pophaber.com/karbon-ayak-izi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Krizi Nedir?</title>
		<link>https://www.pophaber.com/su-krizi-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[pophaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:59:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[su kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[su kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[su krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Su Krizi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[su tasarrufu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=16885</guid>

					<description><![CDATA[Su, yaşamın temel kaynağıdır ve insanların, hayvanların ve bitkilerin hayatta kalabilmesi için vazgeçilmez bir doğal kaynaktır. Ancak günümüzde dünya genelinde su krizi giderek daha ciddi bir sorun haline gelmiştir. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Yolları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Su, yaşamın temel kaynağıdır ve insanların, hayvanların ve bitkilerin hayatta kalabilmesi için vazgeçilmez bir doğal kaynaktır. Ancak günümüzde dünya genelinde <strong>su krizi</strong> giderek daha ciddi bir sorun haline gelmiştir. Su krizi, bir bölgedeki su kaynaklarının talebi karşılayamaması veya mevcut suyun yeterli kalitede olmaması durumunu ifade eder.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Su Krizinin Nedenleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Su krizi, genellikle birden fazla faktörün bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkar. Bunların başlıcaları şunlardır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Nüfus Artışı:</strong> Dünya nüfusunun hızla artması, içme, tarım ve sanayi gibi alanlarda su talebini yükseltmektedir.</li>



<li><strong>İklim Değişikliği:</strong> Kuraklık, aşırı yağışlar ve sıcak hava dalgaları su kaynaklarının dengesini bozmakta, rezervlerin azalmasına neden olmaktadır.</li>



<li><strong>Kirlilik:</strong> Sanayi atıkları, tarım ilaçları ve evsel atıklar su kaynaklarını kirleterek kullanılabilir su miktarını azaltır.</li>



<li><strong>Su Yönetimindeki Yetersizlikler:</strong> Altyapı eksiklikleri, hatalı su yönetimi ve plansız su kullanımı su krizini derinleştirir.</li>



<li><strong>Doğal Kaynakların Azalması:</strong> Yer altı sularının aşırı kullanımı, nehir ve göllerdeki su seviyelerinin düşmesi de krize yol açar.</li>
</ol>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Su Krizinin Etkileri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Su krizi, sadece susuzluk olarak görülmemeli, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan ciddi sonuçlar doğurur:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sağlık Sorunları:</strong> Kirli su kaynakları hastalıkların yayılmasına neden olabilir.</li>



<li><strong>Tarım ve Gıda Güvencesi:</strong> Su eksikliği tarım üretimini düşürür, gıda krizine yol açabilir.</li>



<li><strong>Ekonomik Kaybı:</strong> Su yoğun sektörlerde üretim aksar, ekonomik büyüme olumsuz etkilenir.</li>



<li><strong>Göç ve Sosyal Çatışmalar:</strong> Su kıtlığı yaşayan bölgelerde insan göçleri ve yerel çatışmalar artabilir.</li>



<li><strong>Ekosistem Bozulması:</strong> Nehirler, göller ve sulak alanlar zarar görür, biyolojik çeşitlilik azalır.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Su Krizi ile Mücadele Yöntemleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Su krizini önlemek ve su kaynaklarını sürdürülebilir şekilde kullanmak için çeşitli stratejiler uygulanabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Su Tasarrufu:</strong> Ev, tarım ve sanayi alanında su tüketiminin azaltılması.</li>



<li><strong>Atık Su Yönetimi:</strong> Arıtma tesisleriyle kirli suyun yeniden kullanıma kazandırılması.</li>



<li><strong>Sürdürülebilir Tarım:</strong> Damlama sulama ve modern tarım teknikleri ile su verimliliğinin artırılması.</li>



<li><strong>Su Kaynaklarının Korunması:</strong> Nehir, göl ve yer altı sularının korunması ve rehabilitasyonu.</li>



<li><strong>Eğitim ve Farkındalık:</strong> Su krizinin toplumda bilinçlendirme çalışmalarıyla önlenmesi.</li>
</ol>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Su krizi</strong>, küresel bir sorun olup hem doğal kaynakları hem de insan yaşamını doğrudan etkiler. Nüfus artışı, iklim değişikliği ve kirlilik gibi faktörler su krizini tetiklerken, etkileri sağlık, ekonomi ve ekosistem üzerinde ciddi hasarlar yaratır. Bu nedenle bireylerin, devletlerin ve uluslararası kuruluşların suyu verimli kullanması, altyapıyı iyileştirmesi ve sürdürülebilir su politikaları geliştirmesi büyük önem taşımaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Su kaynaklarının bilinçli kullanımı ve etkin yönetimi, gelecek nesillerin suya erişimini güvence altına almak için kritik bir adımdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kyoto Protokolü Nedir?</title>
		<link>https://www.pophaber.com/kyoto-protokolu-nedir/</link>
					<comments>https://www.pophaber.com/kyoto-protokolu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[pophaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 18:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[çevre anlaşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çevre koruma]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon ticareti]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[karbon dioksit]]></category>
		<category><![CDATA[Kyoto Protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[metan]]></category>
		<category><![CDATA[ortak uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[sera gazı salımları]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik kalkınma mekanizması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=14012</guid>

					<description><![CDATA[Kyoto Protokolü, 2008-2012 yılları arasında geçerli olacak şekilde, sanayileşmiş ülkelerin toplam sera gazı emisyonlarını yüzde 5,2 oranında azaltmayı hedeflemiştir. Bu hedefin başarılabilmesi için her ülkeye farklı hedefler belirlenmiş ve bu hedeflere ulaşmak için çeşitli esneklik mekanizmaları sunulmuştur. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele için önemli bir adım olarak kabul edilen bir uluslararası anlaşmadır. 1997 yılında Japonya&#8217;nın Kyoto şehrinde yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) toplantısında kabul edilen bu protokol, sera gazı salımlarını azaltmayı amaçlayan bir dizi taahhüt ve mekanizma içermektedir. Bu anlaşma, sanayileşmiş ülkeler için yasal olarak bağlayıcı hedefler belirleyerek, dünya çapında iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik bir ilk adımı atmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kyoto Protokolü&#8217;nün Temel Amaçları</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kyoto Protokolü&#8217;nün temel amacı, küresel ısınmaya neden olan sera gazı salımlarının azaltılmasıdır. Özellikle, karbon dioksit (CO2), metan (CH4), azot oksitleri (N2O) ve hidroflorokarbonlar (HFC&#8217;ler) gibi sera gazlarının salımlarının belirli bir yüzde oranında azaltılması hedeflenmiştir. Protokol, gelişmiş ülkeleri daha fazla sorumluluk taşıyan ülkeler olarak kabul etmiş ve bu ülkelerden sera gazı salımlarını 1990 seviyelerine kıyasla belirli bir oranda azaltmalarını talep etmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kyoto Protokolü’nün Temel Hedefleri</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kyoto Protokolü, 2008-2012 yılları arasında geçerli olacak şekilde, sanayileşmiş ülkelerin toplam sera gazı emisyonlarını yüzde 5,2 oranında azaltmayı hedeflemiştir. Bu hedefin başarılabilmesi için her ülkeye farklı hedefler belirlenmiş ve bu hedeflere ulaşmak için çeşitli esneklik mekanizmaları sunulmuştur. Bu mekanizmalar arasında şunlar bulunmaktadır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Emisyon Ticaret Sistemi (Cap and Trade):</strong> Ülkeler, belirlenen emisyon hedeflerine ulaşmak için bir &#8220;emisyon kotası&#8221; alır ve eğer bu kotayı aşarsa, diğer ülkelerle emisyon alım satımı yapabilirler.</li>



<li><strong>Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM):</strong> Gelişmekte olan ülkelerde sera gazı azaltma projeleri gerçekleştirerek, bu projeler sayesinde kazanılan &#8220;emisyon kredileri&#8221; ile sanayileşmiş ülkeler kendi hedeflerini karşılayabilirler.</li>



<li><strong>Ortak Uygulama (Joint Implementation &#8211; JI):</strong> Bir ülke, başka bir ülkenin sera gazı emisyonlarını azaltan projelerine yatırım yaparak emisyon kredisi kazanabilir.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">Kyoto Protokolü&#8217;nün Başarıları ve Zorlukları</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kyoto Protokolü, küresel ölçekte çevre koruma adına önemli bir adım olarak tarihsel bir rol oynamıştır. Ancak, protokolün uygulanmasında bazı zorluklar ve eleştiriler de ortaya çıkmıştır. Özellikle, gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki sorumluluk paylaşımı, protokolün etkinliğini sınırlamıştır. ABD gibi bazı büyük sera gazı salıcısı ülkeler, protokolü imzalamamış ya da çekilmiştir. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeler, protokole dahil edilmemiştir. Bu da, küresel emisyonların kontrol altına alınmasını zorlaştırmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Paris Anlaşması’na Geçiş</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kyoto Protokolü&#8217;nün zorlukları ve sınırlamaları, 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması&#8217;na yol açmıştır. Paris Anlaşması, Kyoto Protokolü&#8217;nden farklı olarak, tüm ülkeleri iklim değişikliğiyle mücadeleye dahil etmeyi hedefler ve daha esnek bir yapıya sahiptir. Bu anlaşma, sera gazı salımlarının küresel düzeyde azaltılmasını amaçlarken, her ülkenin ulusal koşullarına göre taahhütler belirlemesine olanak tanır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliğiyle mücadele için önemli bir kilometre taşı olmuştur. Ancak, hedeflerine tam olarak ulaşamamış ve çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. Yine de, bu protokol, dünya çapında iklim değişikliğiyle mücadele için bir temel oluşturmuş ve sonraki anlaşmalara zemin hazırlamıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pophaber.com/kyoto-protokolu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Goldman Çevre Ödülü Nedir?</title>
		<link>https://www.pophaber.com/goldman-cevre-odulu-nedir/</link>
					<comments>https://www.pophaber.com/goldman-cevre-odulu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[pophaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 18:37:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arşiv]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[çevre adaleti]]></category>
		<category><![CDATA[çevre aktivizmi]]></category>
		<category><![CDATA[çevre eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çevre koruma]]></category>
		<category><![CDATA[çevre ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğal kaynakların korunması]]></category>
		<category><![CDATA[Goldman Çevre Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir kalkınma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=12897</guid>

					<description><![CDATA[Goldman Çevre Ödülü, 1989 yılında, Amerikan işadamı Richard N. Goldman ve eşi Rhoda Goldman tarafından kurulmuştur. Çift, çevre koruma alanındaki en etkili liderleri ödüllendirmek amacıyla bu ödülü başlatmış ve zamanla dünya çapında önemli bir etki yaratmıştır. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü, dünya çapında çevreyi koruma, doğal kaynakları sürdürülebilir bir şekilde yönetme ve çevresel adaleti sağlama konularında önemli katkılarda bulunan bireyler ve organizasyonlara verilen prestijli bir ödüldür. &#8220;Çevrenin Nobel Ödülü&#8221; olarak da bilinen bu ödül, çevre aktivistlerinin, doğal yaşamı koruma çabalarına büyük katkılar sundukları için uluslararası çapta takdir edilmesini sağlar. Goldman Çevre Ödülü, her yıl beş kıtada, farklı çevre sorunlarına çözüm bulan liderleri ödüllendirir ve çevresel koruma alanındaki önemli mücadeleleri kutlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Goldman Çevre Ödülünün Tarihi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü, 1989 yılında, Amerikan işadamı Richard N. Goldman ve eşi Rhoda Goldman tarafından kurulmuştur. Çift, çevre koruma alanındaki en etkili liderleri ödüllendirmek amacıyla bu ödülü başlatmış ve zamanla dünya çapında önemli bir etki yaratmıştır. Goldman Çevre Ödülü, her yıl çevre aktivizmi, doğal yaşamı koruma, iklim değişikliğiyle mücadele ve çevresel adalet sağlama konusunda olağanüstü başarılar gösteren kişilere verilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü&#8217;nün önemi, yalnızca ödülün prestijiyle sınırlı değildir; aynı zamanda ödül kazananlara verdikleri hizmetin dünya çapında tanınmasını sağlayan bir platform sunar. Çevre sorunları, yerel düzeyde bile önemli olmasına rağmen, Goldman Çevre Ödülü, bu sorunları küresel ölçekte duyurur ve çözüme yönelik gösterilen çabaları ödüllendirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Goldman Çevre Ödülünün Kategorileri</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü, beş farklı kıtada verilen ödüllerle, çevreye dair çeşitli konularda çalışan aktivistleri tanır. Ödülün ana kategorisi, çevre koruma alanındaki bireysel çabalar ve toplumsal katkılardır. Her yıl, farklı bölgesel ve çevresel sorunlara çözüm getiren kişiler ödüllendirilir. İşte Goldman Çevre Ödülü&#8217;nün bazı önemli kategorileri:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Toprak ve Su Kaynaklarının Korunması</strong>: Bu ödül, toprak, su ve diğer doğal kaynakları koruma konusunda öncülük yapan liderlere verilir. Su kirliliği, toprak erozyonu gibi sorunlara karşı çözüm önerileri geliştiren çevre aktivistleri bu ödüle layık görülür.</li>



<li><strong>İklim Değişikliğiyle Mücadele</strong>: İklim değişikliği, günümüzdeki en büyük çevre sorunlarından biridir. Goldman Çevre Ödülü, iklim değişikliği ile mücadele eden, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik eden ve karbon salınımını azaltmaya yönelik projeler geliştiren liderlere verilir.</li>



<li><strong>Biyoçeşitliliğin Korunması</strong>: Çevreyi koruma amacıyla, biyoçeşitliliği koruyan ve ekosistemleri sürdürülebilir kılmaya çalışan aktivistlere verilen ödüldür. Bu kategorideki ödüller, türlerin yok olmasını engellemek amacıyla yapılan başarılı projeleri kutlar.</li>



<li><strong>Çevre Adaleti ve Yerel Toplumlar</strong>: Yerel halkların çevreye dair karar alma süreçlerine katılımını sağlayan, çevre adaletini savunan kişilere verilen ödüldür. Bu ödül, çevre sorunlarının çözülmesinde yerel toplulukların ve etkilenen kişilerin sesini duyurmayı amaçlar.</li>



<li><strong>Çevre Eğitim ve Savunuculuğu</strong>: Çevre konusunda farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapan ve çevre eğitimi alanında büyük başarılar gösteren kişilere verilen ödüldür. Çevre bilincini artıran ve toplumu çevresel sorunlar konusunda bilinçlendiren projeler bu kategoride ödüllendirilir.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Goldman Çevre Ödülünün Önemi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü, çevre aktivizminin dünya çapında tanınmasını sağlayarak, çevre sorunlarına dikkat çekmek için önemli bir araçtır. Ödül, çevreyi koruma alanındaki başarılı projeleri ve liderleri desteklerken, aynı zamanda çevresel koruma konusunda daha fazla insanı harekete geçirmeyi hedefler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü, kazananlara büyük bir uluslararası prestij kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda daha fazla kaynak ve destek bulmalarını sağlar. Ödül, dünya çapında çevre konusunda farkındalık yaratmak için etkili bir platform sunar. Goldman Çevre Ödülü&#8217;nün kazananları, ödülleriyle, çevre sorunlarına karşı küresel bir ses haline gelir ve daha geniş bir etki alanı oluştururlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Goldman Çevre Ödülü Kazananları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Goldman Çevre Ödülü&#8217;nü kazananlar, çevre koruma alanında fark yaratmış liderlerdir. Kazananlar arasında biyoçeşitliliği koruma, su kaynaklarını temiz tutma, iklim değişikliğiyle mücadele etme gibi alanlarda çığır açan projelere imza atan aktivistler yer alır. Ödül kazananların her biri, kendi bölgelerinde ve dünya çapında çevreye dair büyük değişimlere imza atmış, çevreye duyarlı projeler geliştirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sonuç olarak</strong>, Goldman Çevre Ödülü, çevre koruma konusundaki en önemli ödüllerden biridir ve çevreye olan katkılarıyla dünyada büyük etki yaratan kişileri onurlandırır. Bu ödül, çevre aktivizminin küresel boyutta daha fazla ilgi görmesini sağlamakta ve çevre sorunları için kalıcı çözümler üretmeye yönelik gösterilen çabaları takdir etmektedir. Goldman Çevre Ödülü, çevreyi koruma ve sürdürülebilir kalkınma için büyük bir ilham kaynağıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pophaber.com/goldman-cevre-odulu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel ısınma</title>
		<link>https://www.pophaber.com/kuresel-isinma/</link>
					<comments>https://www.pophaber.com/kuresel-isinma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[pophaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 15:56:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[YolYola]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma Hayatımızı Nasıl Etkiler?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=4233</guid>

					<description><![CDATA[Kendi bahçeniz varsa çok şanslısınız ya da belki yeni başlayan hobi bahçelerine göz atabilirsiniz. Bu mümkün değilse, evinizin etrafındaki arazilerde, apartman önündeki girişlerde, saksılarınıza ağaç, tohum, bulabileceğiniz her şeyi dikin. Çocuklarınıza bitkilerin değerini öğretin. Ve lütfen yaylalara veya ormanlara giderken kır çiçekleri toplamayın. Çünkü ne yazık ki arılar ve gübrelemeye yardımcı oldukları bitki türleri azalıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Küresel ısınma</strong> bugün çok daha yaygın hale geldi. Çünkü<strong> küresel ısınma</strong>nın etkilerini gittikçe daha fazla hissetmeye başladık. İklim değişiklikleri, yiyecek kıtlığı, kirli hava insanları her geçen gün daha fazla etkiliyor. Bilim adamları ayrıca son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan yaşamı üzerinde gözle görülür etkileri olduğunu öne sürüyorlar. Ve büyük önlemler alınmazsa küresel sıcaklığın ortalama 2 derece daha artacağı düşünülüyor. Bu, iklim değişikliğinde fırtınalara, kuraklıklara ve kasırgalara yol açacak bir artış ve dolayısıyla kıtlık, salgın hastalıklar ve insanlığın baş etmekte zorlanacağı birçok sorunda artış anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Küresel ısınma nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İnsan faaliyetlerinin atmosfere saldığı gazların sera etkisiyle dünya yüzeyindeki sıcaklık artışına küresel ısınma denir. Küresel ısınma</strong> ile buzullar eriyor ve buzullarda kalan eski ormanların oluşturduğu karbondioksit dışarı çıkıyor. Bu yine sera gazı etkisini artırarak <strong>küresel ısınma</strong>yı tetikleyen bir kısır döngü gibi devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsan nüfusunun sürekli artması, buna bağlı olarak tüketim ve endüstriyel üretimin artması; Atmosferdeki karbondioksit, metan ve azot oksit gazlarının birikimi, fosil yakıtların kullanılması ve ormansızlaşma nedeniyle sürekli artmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Küresel Isınma Hayatımızı Nasıl Etkiler?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı kesimlerinde buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor, toprak kayıpları artıyor. Çoğumuz tarafından fark edilmeyebilecek tüm bu doğa olayları, bizi çok etkileyen diğer iklim olaylarını tetikler. Dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve seller daha yaygındır. Bazı bölgelerde şiddetli kuraklık ve çölleşme etkili oluyor. Mevsimlerin uzunluğu ve zamanı değişir. Tüm bu <strong>iklim değişiklikleri</strong>nden olumsuz etkilenen bitki ve hayvan türleri ya azalıyor ya da tamamen yok oluyor. Dünyadaki her olumsuz değişiklik nihayetinde insanları yeniden etkiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlar bize günlük kişisel sorunlarımızın yanı sıra uzak gerçekler gibi görünse de aslında iklim değişikliğini ve etkilerini yaşamaya başladık. Yani bu, bireyin konu hakkında düşünmek için biraz zaman salladığı şey, <strong>küresel ısınma</strong> konusunda bugüne kadar alınan tedbirler açısından bile akışı yavaşlatıp Türkiye&#8217;yi ne yazık ki geçebiliriz. Çevremizi öğrenerek ve anlatarak bireysel sorumluluğumuzu yerine getirerek başlayabiliriz.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Doğru Bilgiyi Almak</strong><br>Problemini ve çözümünü doğru bilmediğimiz bir şeyle baş etmek zordur. <strong>Bilgi kirliliği</strong> bizi kolayca emebilir. <strong>Küresel ısınma</strong>, <strong>iklim değişikliği</strong> gibi önemli bilgileri öğrenmek ve çözümleri doğru adımlar atmanız için size fayda sağlayacaktır. Ne kadar çok öğrenirsek, çevremizi bilgilendirirken karşılaşacağımız sorulara o kadar doğru cevap verebiliriz.</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Enerji tasarrufu</strong><br><strong>Enerji tüketimi</strong>, küresel ısınmanın ana nedenidir. Elbette bireysel enerji tüketimi <strong>endüstriyel tüketim</strong>e göre çok küçük gibi görünebilir ama herkes kendi birikiminden tasarruf ettiğinde milyarlarca insanın yaptığı küçük tasarruflar büyük bir şeye dönüşüyor. Dahası, daha az tüketerek, yani gerçekten ihtiyacınız olmayan şeyleri satın alarak enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Örneğin doğalgaz konforuna çok kolay alıştık. O kadar kolay alıştık ki kışın sonuna kadar doğal gazı açıp gömlekle evin içinde dolaşıyoruz. Ancak kombiyi belli bir ortamda tutarak ve daha kalın giysiler giyerek hem daha az enerji tüketiyor hem de ceplerimizi koruyoruz.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yazın klimanın konforunu abarttığımızda da aynı şey oluyor. Tüm arabaların ve ofislerin kışın olduğu gibi soğuk olması gerektiğini düşünüyoruz. Aslında bu, sağlığımızı ciddi şekilde bozan bir durumdur. Dışarıda hava çok sıcakken klimanın tamamen açık olduğu bir yere girdiğinizde vücudumuz aniden bir ısı değişikliğine uğrar. Bu, o anda hastalanmamıza ve vücudumuzun termostat ayarlarını bozmamıza neden olacaktır. Kısacası dayanılmaz bir durum olmadıkça arabanızın kliması yerine camları açabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Klimanızın evdeki soğuk ayarını iki derece artırarak yani sadece iki derece daha fazla sıcağa dayanarak yılda 900 kg&#8217;a kadar karbondioksit üretimini engelleyebilirsiniz. Evinizdeki veya ofisinizdeki normal ampulleri ve flüoresan ampulleri enerji tasarruflu ampullerle değiştirebilirsiniz. Böylece daha az sera gazı üretirsiniz. Öte yandan, faturanızı azaltmanıza yardımcı olur. Ampulleri değiştirmeden önce kurulumunuzu gözden geçirmeniz faydalı olacaktır. Çünkü enerji tasarruflu ampuller normal ampullere göre biraz pahalı ve hatalı montaj bu ampullerin çabuk bozulmasına neden olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha az enerji ve su tüketmek için kısa duşlar alın. Çamaşır makinesi ve bulaşık makinesini kullanmadan önce çamaşırların ve bulaşıkların yeterince birikmesini bekleyin. Sudan tasarruf etmek için makinede bulaşıkları yıkamak iyi bir fikir olabilir, ancak makineyi yeterince doldurmazsanız gereksiz yere elektriği boşa harcadığınızı ve bulaşık sabunu gibi daha ağır kimyasalların suya girmesine neden olduğunuzu unutmayın. . Bir şey olacak diye bahaneler üretmeyin. Alışkanlıklar yaparak kazanılır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Elektrikli aletleri kapatın ve fişini çekin</strong><br>Aslında bu konuyu enerji tasarrufu kapsamında halledebiliriz, ancak detaylandırmanın faydalı olacağı kadar önemli değil. Kullanmadığımız zaman ışıkları kapatın. Bu sadece maddi olarak size zarar vermez. Elektrik üretmek için fosil yakıtlar kullanıldığı için hava kirlenir. Aynı şekilde televizyonlar, bilgisayarlar ve ısıtıcılar gibi tüm elektrikli aletleri açık bırakmayın ve hatta fişini çekmeyin. Bu, enerji tasarrufu yapacağınız ve bu aletlerin ömrünü uzatacağınız için iki kat daha fazla tasarruf sağlar. Elektrikli aletleri bekleme modunda bırakmak, onları kapatmak anlamına gelmez. Aletler çok az da olsa elektrik tüketmeye devam ediyor. Bu kadar küçük ayrıntılara dikkat ederek karbondioksit emisyonlarınızı yaklaşık yüzde 10, hatta ailenizin büyüklüğünden bile daha fazla azaltacaksınız.</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Şehir içi ve şehirlerarası seyahat tarzınızı değiştirin</strong><br>Uzun mesafeli veya şehir içi seyahatlerinizi paylaşımlı araçlarla yapabilirsiniz. Yaz aylarında memleketinize gidecekseniz ve aracınızda yer varsa ülkeye gideceğini düşündüğünüz kişileri bilgilendirin ve aracınızı onlarla paylaşın. İşe giderken paylaşımlı araç uygulamalarını kullanabilirsiniz. Yolculuğunuzu sizinle aynı bölgede çalışan biriyle paylaşmak hem trafiği hem de çevre kirliliğini azaltır. Kısa mesafelere yürüyerek gitmek de aynıdır. Üstelik sağlığınıza da faydalıdır.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Metropollerde daha az mümkün olsa da bisikletler harika bir ulaşım aracıdır. Alıştığınızda özellikle yaz aylarında kullanacağınızdan hiç şüphemiz yok. Sürmeniz gerekiyorsa, aracınıza zamanında bakım yaptırın. Motorlu araç sahiplerinin% 1&#8217;i bile düzenli olarak araçlarına bakım yapsa, yılda 450 bin tondan fazla karbondioksit üretimi engellenebilir. Ek olarak, aracı yavaş sürmek aynı zamanda yakıttan da tasarruf sağlar ve tasarruf edilen her 4 litre benzin, 10 kg karbondioksitin havaya karışmasını önlemek anlamına gelir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Ağaç dik, tohum at, toprağı neşelendir</strong><br>Kendi bahçeniz varsa çok şanslısınız ya da belki yeni başlayan hobi bahçelerine göz atabilirsiniz. Bu mümkün değilse, evinizin etrafındaki arazilerde, apartman önündeki girişlerde, saksılarınıza ağaç, tohum, bulabileceğiniz her şeyi dikin. Çocuklarınıza bitkilerin değerini öğretin. Ve lütfen yaylalara veya ormanlara giderken kır çiçekleri toplamayın. Çünkü ne yazık ki arılar ve gübrelemeye yardımcı oldukları bitki türleri azalıyor.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Havadaki karbonu alıp nefesimize oksijen veren ağaçlar da kışın rüzgarı bloke ederek buharlaşmanın neden olduğu soğumayı engeller. Hava ne kadar soğuksa, evlerimizin ısıtma faturaları o kadar düşük olur. Yaz aylarında ağaçların gölgesi sayesinde soğutma ihtiyacını azaltabilir, enerji faturasını ve dolayısıyla fosil yakıt kullanımını azaltabiliriz. Dolayısıyla küçük bir fidana verdiğimiz zarar, hatta diktiğimiz küçük bir fidanın yararı bile bize geri döner.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Güneş ve rüzgar enerjisini kullanın</strong><br>Güneş enerjisi temiz enerjilerden biridir. Doğanın dengesini bozmadan sıcak su elde edebilir, evinizi ısıtabilir ve elektrik enerjisi üretebilirsiniz. Yerel yönetimlerden veya hükümetlerden temiz enerjinin teşvik edilmesi ve desteklenmesinde ısrar edin.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Mümkün olduğunda, iyi tarım uygulamaları ile üretilmiş veya organik ürünler satın almaya özen gösterin. Organik tarım yapılan toprak, kimyasal olarak işlenmiş topraktan çok daha fazla miktarda karbondioksiti filtreler. Organik tarım ile kimyasal gübre kullanımı sonucu açığa çıkan bir sera gazı olan nitrojen oksit atmosfere daha az salınır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Geri dönüştürülebilir ürünler kullanın</strong><br>Alışveriş yaparken satın aldığınız ürünlerin fazla paketlenmemesine dikkat edin. Mümkün olduğunca çevreye zarar veren bu tür malzemeleri satın almamaya dikkat edin. Daha az torba tüketin. Alışveriş çantalarınızın ve satın aldığınız ürünlerin ambalajlarının geri dönüştürülebilir olması çevrenin korunması açısından çok önemlidir. Geri dönüşüm atıklarına daima cam, karton ve plastik gibi çöpleri atın. Evinize çok yakın olmasa bile, kesinlikle iki blok ötede bir geri dönüşüm kutusu vardır.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">O kadar yakın değilse, diğer çöpten ayrı bir çöp poşetine koyun, böylece kolay ayrılabilir. Asla çöpleri yakmayın. Çamaşır suyu gibi daha az ağır kimyasallar kullanın. Çevreyi daha az kirletmeye özen gösterin.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yazar: Bay Makale</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pophaber.com/kuresel-isinma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalan Söylüyorsun Yalan!</title>
		<link>https://www.pophaber.com/yalan-soyluyorsun-yalan/</link>
					<comments>https://www.pophaber.com/yalan-soyluyorsun-yalan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[pop]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jan 2020 19:33:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.pophaber.com/?p=2529</guid>

					<description><![CDATA[Yalanlardan birincisi, eski dönem kıyamet eyyamcılığının modern versiyonunu teşkil eder. İklim değişecek, yeryüzünde hayat bitecek diye bas bas bağıran ve kendilerine çevreciyiz biz tanımını yakıştıran yalancılar, bunların programlarını –banka reklamlarının şakır şakır döktürdüğü programları- adım adım inceleyip yaşamlarını mercek altına alsanız karbon ayak izleri boylarını kat kat aşarken çevreyi ve dünyayı kurtaracağım yalanını haykırırlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yalan söylediğine inandığınız insanın yüzüne bunları
söylemek kolay değildir. Hele hele mektep medrese bitirmiş mürekkep yalamış
insana söyleyebilmek hiç kolay değildir. Yokluk, yoksunluk veya zorunluluk
sınırları ile çevrelenmiş insanların yalana başvurusu az sonra anlatmaya, tarif
etmeye çalışacağımız insanlar tarafından söylenen yalanların yanında küçük,
beyaz ve masum kalır. Sanırsınız ki bu insanlar böylesi büyük yalanları
söylemek için o akademik kurumların yollarını aşındırmıştır. Bu tür yalan
ustalarının çoğu seçkin okullarda elit bir eğitime tabi tutulmuştur. Dil bilirler,
ağdalı konuşurlar, yüzlerinden hayat fışkırır adeta. Bunca açıklama ve tariften
sonra meselenin özüne doğru cümleler kurmaya başlayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yalanlardan birincisi, eski dönem kıyamet eyyamcılığının
modern versiyonunu teşkil eder. İklim değişecek, yeryüzünde hayat bitecek diye
bas bas bağıran ve kendilerine çevreciyiz biz tanımını yakıştıran yalancılar,
bunların programlarını –banka reklamlarının şakır şakır döktürdüğü programları-
adım adım inceleyip yaşamlarını mercek altına alsanız karbon ayak izleri
boylarını kat kat aşarken çevreyi ve dünyayı kurtaracağım yalanını haykırırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yalana cevabım: çevrenin kirlenme tehdidi altında
olduğunu bunun kritik eşiklere dayandığını bu sebeple çevre ve doğa ile ilgili
meselelerde daha bütünlüklü hareket edilmesi gerektiğine elbette ki inanıyoruz.
Ama, &nbsp;doğanın insan üzerindeki ölümcül
yetkinliğini aşmak, ve yeryüzünde 250-350 milyon yıl arasında gayette bi doğal
yaşayan dinozorlara bile acımayacak kadar ölüm hükmünü geçersiz kılacak çabalarına
dur demek adına bunun yapılmasına itiraz ediyoruz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya, dünyadışı ve kendi yapısal şekli itibarı ile bir çok
tehlikeyi -insanlar hiçbir şey yapmasa da- potansiyel olarak bünyesinde
barındıran çoklu bir tehdit altındayken ve bu tehdidi aşmak için bilime ve
teknolojiye dört elle sarılmak dışında bir seçeneği yokken, yokoluşun zaten ilk
seçenekte de kaçınılmazlık içermesi nedeniyle geçersiz olduğunu iddia ediyorum.
Evrime inanın bir insan olarak ifade edeyim; İnsanın bugün uzaya yayılma çabası,
bundan milyarlarca yıl önce su’da başlayan yaşamın ilerleme ve gelişmesini
engelleyen sınırları aşarak karaya yürüme ve karaya yayılma çabası ile eş
anlamlıdır. Ve işler yolunda giderse milyarlarca yıl sonra yeryüzü yani Dünya
adını verdiğimiz -doğasını haşin kuralların belirlediği – gezegenden bütün bir
dış evrene yayılmayı gerçekleştirerek türün yaşam güvencesini bir parça daha
ileri boyutta gerçekleştirme evresi yaşanmıştır diyebileceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci yalan, Brezilya’da &nbsp;Amazon Orman yangınları başta olmak üzere aman
doğal hayata zarar veriyorlar, aman oksijen kaynaklarını tüketiyorlar şeklinde
feryat/figan etmeleridir. İlk yalanın ortakları burada da iş başındadır. Ve yine
seslerini duyurmaya çalıştıkları kürsüler karbon ayak izi yönünden yeryüzünün
en kirli sanayi tesislerinin çevreye yaydığı karbondioksit ile eş oranlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Lafı uzatmadan bu
konu hakkındaki fiktrime gelirsek, elbetteki bir üretim bir faaliyet içinde
olan canlı hem çevre hem de kendi doğasını değiştirir ve bazen de karbon ayak
izi bırakır. Benim itirazım eleştirdikleinizden az olmamak üzere karbon ayak
izi bırakıp sonra biz çevreciyiz demenize itirazdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçen gün bir belgesel izliyorum. Amazon ormanlarının bitki
örtüsü üzerindeki iklim ve canlılardan oluşan özelliklerini anlatıp buradaki
yaşamın içerdiği özgünlük üzerinden orman üzerindeki yaşamın “yedinci kıta”
şeklinde tanımlanmasını önermesini içeriyordu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir gariplik vardı bu işin içinde, bütün çekim ekipmanlarını
bir ekiple birlikte oraya transfer et, muhtemelen Brezilya &nbsp;hükümetine de bir kuruş verme –verdiyseler bile
az olduğuna bahse girerim- diziyi dünyaya sat milyar dolarlar kazan, paraları
uzay yatırımına aktar biz Mars’a gideceğiz de; brezilya hükümetine de sen şimdi
burada Maymun ve Orangutanlara bak de. Olmaz bunu kimse yemez ve kimse de kabul
etmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nihai çözüme giden yolda sorunu çözmek adına önerim şudur: Uzay
çalışmaları ve yeryüzü doğal alanları ortak yaşamın bağ ve bağıntısını
oluşturan alanlar Dünya ölçeğinde bağlayıcı -her ülkeyi adil pay sahibi yaparak/o
belgeselden elde ettiğiniz paranın Brezilya’ya düşen payını&nbsp; yükkseltecek- projeler ile ele alınmalı ve uygulanmalı,
geçmişten gelen projelerin karbon etkisi azaltılıp yeni teknolojilerin
uygulanmasına geçilmeden olası çevre zararları hesaplanmalı ve eğer mümkünse bu
zararları telafi edecek çözüm projeleri yoksa hayata geçirilmemelidir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izimi çoğaltmamak adına yazıma burada son veriyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.pophaber.com/yalan-soyluyorsun-yalan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
